Cahit Sıtkı Tarancı “Yaş 35 yolun yarısı” demiş. Tam da yolun yarısında hayatımı başka bir yere götüren bir sürecin de tam başındayım. O halde Yaş 35 yolun yarısı mı yoksa başlangıcı mı ?

Bu yazının içeriği uzun süredir kafamın içinde demlenip duruyor. Aslında 35’e gireli neredeyse 6 ay oldu ama yazı istediğim hale daha yeni geldi.

30 yaşında Ben,30 Yaşım ve Kafamda Deli Sorular yazımda 35’, bekliyorum bakalım kim güçlü çıkacak yazmıştım. Çok net diyebilirim ki 35 yaş bana çok iyi geldi iyi ki de geldi. Şimdi size son 1 yılda neler yaşadığımı anlatacağım. Hayat o kadar enteresan bir şey ki.. Siz en dibi görmeden karşınıza o en iyi ve güzel şeyleri çıkarmıyor.

32 yaşında anne oldum. Eskilere göre geç ama yeni nesil için belki de optimum bir yaş diyebiliriz. İşte dönüşümüm bence aslında o zaman başladı. Geçtiğimiz yıl çok uzun süredir çalıştığım şirketimden artık mutsuz olduğumu anlamamla birlikte ani bir kararla ayrıldım. Öyle bir dönemdi ki kendimi çok atıl, işe yaramaz ve hayat amacı olmayan bir halde hissediyordum. Bu süreçte yaşadığım farklı olaylar da beni gittikçe dibe çekmeye başlamıştı. Kendimi sorgular hale gelmiştim. Hayattan ne istediğimi bilmediğimi yani şu meşhur İkigai’mi bulamadığımı hissediyordum. Konfor alanı tuzağı beni içine çektikçe çekiyordu. Hani böyle durumlarda değişmeye direnirsiniz ve suçu dış etkenlere atma eğilimi gösterirsiniz ya bende tam olarak bunu yapıyordum. Değişime karşı esnekliği düşük bir insanım o yüzden hayatımdaki iş değiştirmek gibi büyük kararlar beni ciddi anlamda endişeye sevk eder. Peynirimi Kim Kaptı kitabında şöyle bir söz vardı “ Değişmezsen sönüp gidersin”. İşte ben sönmek üzere olduğumu çok geç fark ettim.

İşte tam o dönem önce meditasyona başladım. Yine aynı dönemlerde uzun zamandır aklımda olan ama bir türlü adım atmaya cesaretimin olmadığı koçluk eğitimine başladım. Koçluk eğitimi beni tabiri caiz ise al aşağı etti. İlk modülün ilk gününde hocamız “bu akşam buradan aynı insan olarak ayrılmayacaksınız” dediğinde aman canım abartıyor diye düşünmüştüm ama şimdi biliyorum ki ben bir daha hiçbir zaman aynı insan olmadım. Koçlukla birlikte kendime döndüm. Kendimle ilgili konuları çözümledikçe hayata bakış açım değişti. Sanki daha hafifledim. Çevreme ve aileme de bu değişim elbette direkt yansıdı.

Eşimle geçen gün konuşurken bana şunu dedi “Sen hayatındaki amacı buldun ve anlatırken gözlerinin içi gülüyor parlıyorsun. Bu ne kadar değerli haberin var mı ?”

Bu benim için bir uyanıştı. Sonunda olmak istediğim yere varmıştım. Yol biraz engebeliydi kabul ama belki bulunduğum yeri değerli kılan da o engebelerdi kim bilir…

Diyeceğim odur ki içinden geçtiğiniz dar boğazlar ve zorluklar sizi çok büyük bir şeye hazırlamak için size uğramış olabilirler. Bir de bu açıdan bakın yapabilir misiniz ?

Yazar

Yorum Yaz