Capture

Sabah saat 06:00 sularında  alarm çalar..Hala gece mi yoksa sabah mı oldu anlamazsınız..Uyanmaya çalışırken her sabahki işkencelere başlarsınız erkekseniz traş olmak bayansanız saç ve makyaj yapmak..Bir önceki günden daha iyi görünmek için dolabınızdaki siyah/lacivert/gri giysi kümesine dalıp elinize ilk geleni giyersiniz.Çoğunlukla evde kahvaltı yapmaya zamanınız olmaz çünkü servise geç kalacaksınızdır.Dış dünya ile gün içindeki ilk bağlantı bu esnada kurulur.Ama hava yarı karanlık olduğu için nasıl bir gün olacağına dair fikir vermez insana.Servise de mutlaka  son anda yetişilir.Servis size benzeyen kadın/erkek kalabalığıyla evinizden uzaklara çok uzaklara götürülürsünüz.Ağırlıklı Mecidiyeköy/Levent/Maslak dolaylarıdır.Paraya karşılık zamanımızı kiraladığımız bir ortamdır plaza..

Koca koca sevimsiz binalar vardır gidilen yerde,yeşillik yoktur.O binalardan birine manyetik kartla/parmak iziyle/retina taramasıyla girersiniz.Girerken bilirsiniz ki çıkış zamanı net değildir.Giriş çıkışınız fişlenir,kayda alınır.her yerde kameralar vardır.Her hareketiniz izlenir.

Ah o asansör kuyrukları..Zamanınızın büyük kısmı bu kuyruklarda geçer,yaşlandığınızı hissedersiniz..Bu konu ile ilgili ilginç bir gözlem “Pink Floyd’un ‘The Wall’ klibinde çocuklar yavaş yavaş kıyma makinesine doğru ilerler ya, işte plaza asansörü kapısında bekleyen insanları gördüğümde hep o klip aklıma gelir” demiş bir plaza kölesi..

Şanslı iseniz şirketin kahvaltı imkanı sağlayan tesisi bulunur. Olmadı en yakın pastaneden ya sipariş verirsiniz ya da yakınlarda varsa gider alırsınız.

Ardından kendi kübik alanınıza gelip bütün gün bütünleşik yaşayacağınız bir uzvunuz olan bilgisayarınızı açarsınız ve çalışmaya başlarsınız. Öğle saatine nasıl geldiniz farkına varmazsınız. İş çoksa aperatif sandwichle öğünü atlatmaya çalışırsınız..Mevsimlerin,ayların,günlerin farkınma varmadan..Gün içinde hava nasıl onu bile bilmezsiniz..Hiç unutmam bir kış kar yağdığını hiç görmeden koca bir gün geçirmiştim..Gün sonun da “aa bugün kar mı yağdı?” diye şaşırdığımı hatırlarım..Plaza kölesi olmakla ilgili çok yakın bir arkadaşımın enteresan bir tespiti olmuştu.Çok uzun saatler mesai yaptığı bir dönemde kendisine ince çorap alamadığının çünkü mevsimin bahar olduğunun farkına varamadığını söylemişti..

Velhasıl diyeceğim odur ki..Köle olmak bizim elimizde mi ? Bu zinciri kırabilir miyiz ?

Yazar

Yorum Yaz