Capture

Son günlerde birbiri ardına annelik,çalışan anneler (bu da benim için ayrı bir soru işareti baba olanlara çalışan baba neden demiyoruz o halde??)  ,  iş hayatında kadının yeri temalarını içeren birçok yazıyı peş peşe okudum. Kadın,çalışan kadın,anne benim aşil tendonum bu konularda oldukça hassasım bir çok yazımda da bunu dile getirmeye çalıştım.Sanırım içinde bulunduğum durumdan ötürü bu konulara olan algım normalin kat ve kat üstünde açık.

Aslında bu yazıyı kaleme almamın sebebi hepimizin bildiği malum açıklama.Bildiğiniz üzere kadın istihdamını artırıcı faalyetlerde bulunduğunu iddia ederken  kadının toplumsal hayattaki konumunu sadece  anneliğe indirgeyen şahıs kadınlara bir takım tavsiyelerde bulundu. Kadınlara, anne olmadan tam olarak kadın olamayacaklarını söyleyen şahıs , böylece kendi kararları ya da biyolojik nedenlerle anne olmayan tüm kadınları da ‘eksik ve yarım’ ilan etti.

Açıklamayı talihsiz bulmamın yanı sıra hamile olan biri olarak oldukça ayıpladım.Hamile olmadan önce kendimi hiç yarım görmedim.Anne olmak bir tercih öncelikle bunu netleştirerek başlamak gerek. Her kadın anne olmak istemeyebilir; kendi için farklı planları olabilir benimde çevremde çocuk yapmayı hiç düşünmeyen arkadaşlarım var onlar a saygı duyuyorum.Ya da olaya tersinden bakalım belki de anne olmayı çok isteyip fizyolojik bir takım nedenlerle bu şansa sahip olamayan kadınları yarım olmakla itham etmekte ne demek ?

Bir de bu durumu çalışan kadınlara bağlaması ise daha iç karartıcı.Güzel ülkemde kadın istihdamı zaten yerlerde sürünüyor.Devlet uygulamaları ve yaptırımları ile buna destek mi köstek mi oluyor belirsiz.Bir kadının çalışıyor olması evini çekip çevirmesine engel değil.İş hayatında başarılı olması anneliği reddettiği anlamına gelmez.Çalıştığı için annelik sürecini ertelemeyi tercih eden bir kadın asla ve asla kadınlığını inkar ediyor değildir.Verilen demeçte bir de kadınların özgünlüğünü kaybetme tehlikesi ile ilgili bir açıkmalama var ki hah işte orada bir durun.”İnsanlığın yarısını oluşturan kadın, anneliğiyle, evinin ve çocuklarının üzerindeki etkinliğiyle, zarafetiyle, estetiğiyle, içgüdüleriyle, sahip olduğu farklılıklarla kadındır.” denmiş sadece bu mudur kadının özgünlüğünü belirleyen kriterler ya başarısı,zekası,hırsları,arzuları,bilgisi,aklı,aşkı,sevgisi,ihtirasları,duyguları bunlar nerede kaldı hani ?

İş hayatında hala cam tavan,toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konularla mücadele etmeye ve kendi varlıklarını kanıtlamaya çalışan kadınlar için anne olup/olmama durumuna göre  iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun eksiktir, yarımdır şeklinde yafta yapıştırmak kadınları iş dünyasında görmek istememektir,gericiliktir,bağnazlıktır.

Bu yazı da içimde kopan fırtınanın az öz de olsa dışa yansımasıdır..

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz