Yazının ilk kısmı İK’da Dijitalleşme ve Zihniyet Dönüşümü – I için tıklayınız.

Capture

İlk yazı çok uzun olunca okuyucuların dikkat sürelerini de düşünerek yazıyı ikiye bölme ihtiyacı hissettim.Evet bende çok uzun yazılarda sıkılıp okuyamayanlardanım yazarken de bunu hatırlatmam gerekiyor sıklıkla kendime 🙂

Gün boyu üzerinde durulan birkaç kavram vardı.Bunlardan ikisi Dijitizasyon ve dijitalleşme olarak bende yer etti.Aynı gibi kullandığımız hatta belki de farkını bilmediğimiz  farklı anlamlara gelen bu 2 kelimeyi doğru kullanmak önemli.Uygulamaları, araçları dijital hale getirmek dijitizasyon olarak adlandırılırken,dijital araçları insanın yaşamını kolaylaştırma, hedeflerine daha isabetle ulaşmasını sağlama ve hayalleri daha hızla ve kolaylıkla gerçekleştirme yönünde kullanmak dijitalleşme olarak adlandırılıyor.

4.Sanayi Devrimi  ve Dünya Ekonomik Forumunun Mesleklerin Geleceği  raporundan sıklıkla söz edildi (Her 2 konuda okuyup inceleyip araştıracaklarım arasında yeterli olgunluğa ulaştığımda birer yazı konusu olabilirler. )Dijitalleşme nedeniyle pek çok iş ve mesleğin ortadan kalkmakta olduğunu görüyoruz ve görmeye de devam edeceğiz. Ancak bu diğer taraftan tersi bir etki de yaratıyor McKinsey’nin yaptığı bir araştırmaya göre, internet nedeniyle kaybolan her bir iş koluna karşılık 2.4 yeni iş türüyor. Etik Hacker,İş Zekası Uzmanı gibi roller bundan 5 sene önce konuşulmuyordu bile.

Doç.Dr.Elif Kuş Saillard artık  “Ölç, kontrol et, yönet.”yerine  “Dinle, anla, işbirliği yap.” devrinin geldiğinden bahsetti.Yıllardır el üstünde tutulan nicel verilerin yerini artık daha detaylı ve çok yönlü analize imkan veren nitel verilerin aldığını aktardı.Nicel veriler bize yorumlanabilecek bir çok data sağlıyor.Büyük veri yönetiminde nitel verilerin değeri ve analizde verebilecekleri göz ardı edilmemeli.Nitel very analizi için bir çok yazılım var .Örneğin katılımcılara konferans öncesi gönderilen ankette sorulan sorulardan “Dijital dendiğinde aklınıza ne geliyor” sorusunun analizi farklı nitel veri analizi yöntemleri ile çalışılıp bize sunuldu.

İK ve Dijitalden bahsedilir de Linkedin unutulur mu hiç ? Genco Orkun Genç tam da gündeme uygun olacak şekilde sanal gerçeklik gözlüğü ile başladı enerjik sunumuna.Linkedin elinde ciddi bir data barındırıyor.Bu data incelendiğinde ilk göze çarpan bireysel üyelerin %75’I aktif iş arayışında değil ancak bu kişilerin %60’I yeni fırsatlara açık.Şuan dünyada 433 milyonun üzerinde kullanıcıya sahip Türkiye de ise yaklaşık 4 milyonluk bir kullanıcı kitlesi var.İşe alımcılar artık günümüzde gerekli yeni model Build-Engage-Recruit modeli ile hareket etmeli.

Doç. Dr. Adil Sarıbay’ın sunumu iş hayatında profesyonel davranışı ve gelişimi destekleyen tamamen akademiden çıkmış Mirrour isimli bir uygulama üzerine idi.Bu uygulama aslında bir geribildirim platformu dayanağı ise crowdsourcing (kitle kaynak) yani tüketici kitlelerinin yardımı ya da fikrinin kullanılmasıyla, dış kaynak kullanımının kitleselleştirildiği yöntem.Geribildirimde olmazsa olmaz 3 lüyü içinde barındırıyor.Anonimlik,Olumluluk ve Basitlik.Akademiden çıkıp özel sektöre girerse başarılı olabileceğini düşündüğüm bir uygulama.

Denizbank son dönemlerde özellikle İK alanında başarılı bir sosyal medya stratejisi izliyor.Dijitali en iyi kullanan İK ekiplerinden,ciddi bir yatırım söz konusu.Özellikle bankacılık gibi daha geleneksel bir sektörden böylesine dijital bir atılım bence oldukça başarılı.İK GMY leri Yavuz Elkin de Linkedin’i aktif bir şekilde kullanıyor.İK üst yönetiminde yer alan kişilerin daha çok blog,sostal medya gibi mecraları kullanması gerekli kesinlikle uzak durmaları bir gün onları güçsüz kılacak.

Konferansın en faydalı yani gerçekten dijitalleşme üzerine hatta dijitaleşmenin insan faktörünü ne şekilde etkileyeceği üzerine hem iş dünyasından hem de akademi camiasından farklı konuşmacılar ile anlatılıyor olmasıydı.Seneye seçilecek konuyu şimdiden heyecanla bekliyorum ben yine orada olmaya çalışacağım.

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz