IMG_6781Hümanist Kitap Yayıncılık’tan Menekşe Hanım’ın davetlisi olarak geçen hafta “Kâşif Karınca: Profesyonelliğe Amatör Ruh Katmanın Yolları” kitabının lansmanına katılma şansı buldum. Kitabın yazarı Banu Bozdemir, sinema eleştirmeni ve çocuk kitapları yazarı. Kâşif Karınca kitabında ise karınca hikâyesi aracılığıyla iş dünyasına mesajlar içeren bir format olarak tasarlamış. Anlayacağınız kitap için genç profesyonellere yönelik keyifli bir kişisel gelişim kitabı. Benim en hoşuma giden benzetme yazarın ifadesi ile “Çocuk kafasıyla büyüklere kitap” oldu.

Tanıtım bülteninde yer alan oldukça vurucu bir kısmı burada da paylaşıyorum:

“Bu kitap, profesyonellik olgusunu iki karıncanın dostluk hikâyesi üzerinden değerlendiren bir manifestodur: İş hayatında karşımıza sıklıkla çıkan amatör ruhunu kaybetmiş profesyonellere karşı deneyim ve işine saygıyı cesur bir heyecanla besleyebilenlere bir övgü.”

Kitap iş dünyasının çarklarına fena kapılmış, hayatlarının büyük bir kısmını plazalarda geçiren beyaz yakalıları (yani bizleri) anlamaya, onları düştükleri rutinin içinden çıkarıp biraz da olsa farkındalık yaratma amacıyla yazılmış. Çocuk kitabı gibi düşünüp geçmeyin sakın aslında verilen mesajlar o kadar sahici ki tabi anlamasını bilene.

Kitap Beri ve Geri isimli 2 arkadaş karınca üzerinden amatörce, basit, yaşama dair önermeler sunuyor ve çıkış yolları yaratıyor. Beri ya da Geri sende olabilirsin ofiste kübiklerde birlikte dirsek dirseğe çalıştığın arkadaşın da. Bana göre hepimiz iş hayatımızın bir aşamasında biraz Beri biraz Geri yiz. Yani Beri gibi heyecanlı, yaratıcı, mutlu, ek sorumluluk almaya açık, isini severek yapan ve yaptığı işi geliştirmek isteyen ya da Geri gibi işe ayaklarını sürüye sürüye giden, işini sadece yapmış olmak için yapan, heyecan duymayan, hayal kurmayan, bezmiş.

İki karıncanın yolculuğunda şekillenen anlatım yeni yollar yaratmak, yeni fikirler geliştirmek kimi zaman yeni yollara dalmak ve riskler almak üzerine bir hikâye barındırıyor.Kitap profesyonellik kavramına neleri konumladığımızı sorgulatıyır.Sahi profesyonellik dediğimiz nedir ? Acaba herkes bu kavramdan aynı şeyi mi anlıyor ? Amatör ruhumuzu ne zaman kaybediyoruz ? Ya da asıl soru neden kaybediyoruz ?

Yine kitaptan bir alıntı ile “Eğer profesyonel olmak işinize ve müşterilerinize saygı duymak ve o hassasiyetle işinizi yapmaksa, bu kalıcı olmayı getiren doğru formüldür. Ancak, eğer profesyonellikten anladığımız sadece para kazanmak için çalışmak, samimiyetsiz dostluklar kurarak maddi çıkar elde etmek için ilişki ağımızı genişletmek ve hiçbir şeye şaşırmadan ve öğrenmeden hayatı yaşamaksa, bu uzun vadede başarı değil, yalnızlık getirir.”

Bende bu sevimli çocuk gözüyle yazılan iş kitabını amatör ruhunu kaybetmeyen tüm profesyonellere soluk alıp gittikleri yeri görmeleri açısından bir mola olması adına şiddetle tavsiye ediyorum.

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz