Capture

Bu aralar yeni ilgi alanım “İşyerinde Mutluluk” Bu kavram üzerine araştırma yapıp okumaya çalışıyorum. Bu takıntımın sebebi basit aslında bende bir çalışan olarak mutlu bir işyerinde mutlu mesut çalışmak  istiyorum ve neler yapmam gerektiğini merak ediyorum.

Tüm bu araştırmalar sonucu yolumun elbette işyerinde mutluluk konusunda Alexander Kjerulf ile kesişmesi kaçınılmazdı. Öyle de oldu. Peryön kongresinde kendisini dinleme ve kısa olsa da sohbet etme şansı yakaladığım Kjerulf’u yakalamışken ” 9’dan 5’e Mutlu Saatler: işinizi ve Hayatınızı Nasıl Daha Fazla Seversiniz” (Happy Hour is 9 to 5: How to Love Your job, Love Your Life, and Kick Butt at Work) kitabını da imzalattım.

Alexander Kjerulf, işyeri mutluluğu konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından biri. Ona göre iyi bir kariyerin ve başarılı bir iş hayatının sırrı, işyerinde mutlu olmaktan geçiyor. Kendini “Chief Happiness Officer” (mutluluk yöneticisi) olarak da tanımlayan Danimarkalı yazar, verdiği basit, anlaşılır ve etkili ipuçlarıyla şirketlerin daha iyi, mutlu ve en önemlisi huzurlu bir çalışma hayatı sunmasına olanak tanıyor. Özellikle son dönemde çalı­şanların daha fazla iş yeri mutlulu­ğuna önem vermeye başladıklarına dikkat çekiyor. Ona gö­re yeni dönem çalışanlar için sadece para ve kariyer ön planda değil. Her gün zamanlarının büyük bir kıs­mını geçirdikleri iş yeri ortamları da büyük önem ta­şıyor.

Danimarka çalışan mutluluğu sıralamasında en üstte yer alan ülkelerden Kjerulf’un aktardığına göre bu normal ve beklenen bir durum.Hatta dillerinde iş mutluluğu anlamına gelen bir kelimeleri bile var. Bakınız : Arbejdsglaede. En ilginci ise Danimarka da prizler bile mutlu 🙂 (neyi nasıl gördüğümüzün aslında görmek istediğimizin anlamı çok büyük)

İş tatmini ya da çalışan bağlılığı mutluluk ile aynı şey değil. İşyerinde mutluluk ve iş performansı arasında oldukça yüksek bir korelasyon bulunuyor. Şirketlerin çalışanlara spor salonu imkanı sunması, sağlıklı yaşam için meyve veriyor olması çalışanı mutlu etmeye yetmez diyor Kjerulf. Ücret, yan haklar, terfiler, fiziksel olanaklar adil olmadığında bizi daha da mutsuz eder, adil olduğunda ise sadece tatmin eder mutlu değil.

Çalışanları işyerinde Mutlu ya da mutsuz eden 2 önemli faktör varmış aslında

  1. Sonuçlar : Hedeflerine ulaşamazsan mutlu olman oldukça zorlaşır. İşinin çıktılarını görmek mutluluk için ilk adımlardan biri olmalı.
  2. İlişkiler : Yönetici ile olan ilişki ne önemli olmak üzere ekip arkadaşları ile ilişkinin derecesi işyerind mutlu olup olmamaya etki eden en büyük durumlardan biri.

Mutluluk için tam anlamı ile “Harika bir ekiple harika işler yapmak” gerekiyor.

Kjerulf’un özellikle vurgu yaptığı nokta herkes işyerinde mutlu olabilir.. Yeter ki istesin..

Yani anlayacağınız bir şirketin mutlu olabilmesi için önce çalışanlarının mutlu olması gerek. Ne dersiniz bir çalışan olarak siz mutlu musunuz ?

Bir konuşmasını buraya ekliyorum.. Kendisinin de aslında ne kadar pozitif ve mutlu bir insan olduğunu izlerseniz anlayacaksınız 🙂

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz