Capture

Dün Anneler Günüydü…

Bu sene bugünün bende etkisi daha da büyüktü. En büyük hediyem karnımda tekmeleri ile sürekli kendini hatırlattı. Her sene yazdığım Anneler Günü yazısını bu defa benim için gerçekten hissedilerek yazılan daha da farklı bir hale getirdi. Sık sık duygulandım. İçimdeki küçük can henüz bugünü kutlamak için çok çok küçük olsa da de arkadaşlarım, ailem anneler günümü kutladı birçok anneler günü hediyesi aldım. Şimdi daha fazla empati duyuyorum artık annelere onların iş hayatında yaşadıkları ya da yaşaması muhtemelen sorunlara. Seneye bu yazıyı bambaşka bir ruh halinde yazıyor olacağımı düşünüyorum ama şuan hala bir anne adayı ve annesi çalışan bir çocuk gözünden çalışan anne nedir anlatmak istiyorum size.

Kendimi bilmeye ve etrafındakilerin farkına varmaya kaç yaşında başlamış olabilirim yaklaşık 5 yaş civarları olabilir. Eski İstanbul mahallelerini düşünün çocukların bilgisayar değil sokakta kanlı canlı oyun oynadıkları, yaşlı teyzelerin evlerin önünde oturdukları, sokaklarda pamuk şeker satıldığı 1980 li yılların sonları. Sokakta oynarken benim ailemin farklı olduğunu anlıyor ama farkın ne olduğunu henüz idrak edemiyordum. Herkesin annesi evdeydi camdan çıkıp çocuklarını yemeğe çağırır “sakın koşma terlersin”, “aman üstüne kirletme”, “Can eve gel oğlum” nidaları çınlatırdı sokakları.

Benim anneannem olurdu evde. Sabah uyanınca annemi göremezdim annen çalışmaya ,para kazanmaya gitti derlerdi.5 yaşındaki bir çocuk için para kazanmak kaç pamuk şeker alabileceği ile bağlantılı olurdu. Ama bilirdim akşam saat 6 civarları annem en güzel kıyafetleri ile sokağın başından görünürdü. Ben ona doğru koşa koşa giderdim. Onunla beraber sokağın içinden geçerek eve yürürken kendimi çok önemli hissederdim yanımdaki güzel kadın benim annemdi çünkü. Diğer anneler gibi değildi. Onun sabah gidip akşam döndüğü bir işi vardı. Annem önemli biriydi para kazanıyordu.

Biraz daha büyüdüğümde annemin  iş yerine gitmeye başladım. Annem bir devlet dairesinde orta kademe yönetici idi. Altında çalıştığı kişiler gün boyu ben ne istesem yapmak üzere hazır beklerdi. Hafızamda o zamanki daktilolar kalmış. Tık tık onlarla yazı yazdığımı anımsıyorum. Devlet dairelerine ait o eski kağıt kokusunu hissedebiliyorum şu an bu satırları yazarken. Çay ocağından portakallı  oralet en sevdiğimdi. Şimdi idrak ediyorum ki çevremde pervane olan çalışanların yöneticisiydi annem mutlaka beni mutlu etmeleri gerektiğini düşünmüş olmalılar.

Hep iyi yanları yoktu tabi ki annenin çalışmasının. Mesela okulun özel günlerinde bazen izin alamıyordu. Okuma bayramında, yerli malı haftası, karne günlerinde çoğu çocuğun annesi yanında olurken benim ya anneannem gelirdi ya da  kimsem gelmemiş olurdu zamanlar hissettiğim çocuk burukluğu içimde büyük yer etmiştir. Ama geldiği zamanlarda yine gurur duyardım çalışıyor olmasından.

Annem ben liseye başladığımda emekli oldu. Yani tam ergenlik döneminin o en çatışmalı sıcak savaşlarının yaşandığı yaşta. Her anne kız gibi bizde çatıştık, savaştık, isyan ettik. Üniversiteye başladığımda daha yakın yeri geldi iki arkadaş olduk. İş hayatına başladığımda artık benim önceliklerim değişmişti. Yapılacak işler, gidilecek yerler, buluşulacak arkadaşlar vardı mesai saatleri dışında.

Şimdi kendimi annem yerine koyuyorum acaba onun için işler nasıldı diye Acaba o da şuan benim gibi daha doğmamış çocuğundan işe başladığında nasıl ayrılacağını düşünmüş müydü? Hani hep denir ya onlara iyi bir gelecek sağlamak için çalışıyorum diye çok küçükken annem işe gitmesin diye ağladığımda bana bunu nasıl anlatmışlardı?

Çalışma hayatına ara vermeyeceğimi biliyorum ama bir yandan da kendi çocuğumun benim yaşadığım buruklukları yaşamaması adına nasıl bir çözüm yaratabilirim onu da kara kara düşünüyorum.Kanunlar,şirket uygulamaları neye ne derecede çözüm olacak bilemiyorum.Anlayacağınız daha doğmamış bir çocuğun yaşayacakları için şimdiden endişeleniyorum.

Bu yazı anne olmaya 2 ayı kalmış bir anne adayı ve annesi çalışmış bir çocuk gözünden yazıldı.

Tüm  annelerin özellikle çalışan annelerin anneler günü kutlu olsun.

YazarNotu : Foto Annem ve ben 🙂 Dünyadaki ilk  fotoğrafım.

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz