Bir danışanım görüşme sonunda bana benim her şeye nasıl yettiğimi sordu ? Bende ona yettiğimi kim söylüyor diye cevap verdim. Şimdi size biraz kendi hikayemi anlatacağım.

Çınar 7 aylıkken işe döndüm. Doğum izni süreci hayatımın en bunalımlı ve zor dönemlerinden biriydi. Evde kalmak, sosyalleşememek ve kendimi işe yaramaz hissetmek bebeğe rağmen beni çok zorladı. İtiraf ediyorum arada ofisi arayıp beni çağırmalarını bile istedim ama yapmadılar.

Meğer çilem bununla bitmiyormuş işe dönüşte oğluma aile büyükleri dönüşümlü olarak bakacaktı tüm düzen bunun üzerine kurulmuştu. Sistem 2 ayı görmeden çöktü ve ben bir gece kendimi ofise gidip bilgisayarımı almak zorunda kalmış bir halde buldum. Çünkü ertesi gün için Çınar’a bakacak kimse yoktu. Bakıcı düzenine geçişimiz tam da bu dönemlere denk geldi.Neyse ki kısa sürede aradığımız bakıcıyı bulduk. Bir kaç gün birlikte kalıp zaman geçirdik. Her şey gayet yolunda giderken henüz bir ay geçmişti ki bir toplantıya girerken bakıcımız akşam konuşmamız gerek diyen bir mesaj attı (bakıcısı olanlar bu mesajın ne anlama geldiğini hissetmiştir) evet ayrılmak istiyordu çünkü sağlık sorunları vardı.

Döndük mü yine başa neyse ki bir İK cı olarak her zaman yedek adaylar tutarım 😜hemen eski adaylara dönüp hızlıca yeni bir bakıcı bulduk. Çınar 18 aylık olana kadar işler benim açımdan zordu. Ev-iş-çocuk ee hani nerde bu denklemde Ezgi ? Yok çünkü o her şeye yetmekle meşgul olduğundan gün sonunda yorgunluktan sızıp kalıyor. Aşırı mutsuz. Eşine sataşıp duruyor. Hem destek ol bana diyor hem de yaptığını beğenmiyor tanıdık geldi mi ?

Çınar 18 aylık olduğunda bir şeylerin çok yanlış gittiğine karar verdim. Yani her şeye yetmeye çalışıyordum ama hiçbir şey istediğim gibi olmuyordu. Bu beni daha da mutsuz ediyordu. Hooop ben mutsuz oldukça oğlum daha da huysuz oluyordu ? Durdum düşündüm benim için önemli olan ne diye kendime sordum. Evet her kadın düzenli ve temiz bir ev ister. Ailesine sağlıklı ve taze yemekler yapsın ister. Hem çocuğuna hem eşine kaliteli zaman ister. Eee kendine de zaman ayırmak ister .Düşünün bu kadın bir de çalışıyor. Bunları tek kişi yapamayacağı ve en az 3 farklı kişiden bahsettiğimize göre bazı şeyleri bırakmam gerek diye düşünmeye başladım.

Önce evin düzen ve temizliğine bu kadar takılmayı bıraktım. Yahu zaten evde çocuk var toplasam da dağılıyor. Sonra bakıcımız sayesinde yemek işini ona devrettim. Kendime zaman ayırabilmek adına bazı akşamlar uyutma görevini babaya devrettim. Kendime ve isteklerime daha çok alan açtım, fırsat yarattım. Bendeki bu pozitif değişimler elbette aileme de yansıdı.

İşte o zaman bir farkındalık geldi ben iyiysem herkes iyi ,işler yolunda mesajıydı bu benim için. O günden sonra kendi iyi olma halim üzerine çalışmaya başladım. İlk meditasyon ve mindfulness girdi hayatıma. Sonra annelikte çok kasıldığımı fark ettim (instamom etkisi) kendimi serbest bıraktım. Aman uyku saati, yemek saati demedim ama kendi kendine doğal bir düzen oluştu. Buna aslında birbirimize uyumlanmak diyorum. Sonra bir şeyler yapmak zorunda hisseden halimi terk ettim. Oyun oynamak için değil gerçekten bende keyif aldığım için oynamaya başladım belki de Çınar dan daha çok eğlendim.

Koçluk yolculuğuma başladığımda bir kez daha içe dönmem gerektiğini anladım. Anneliğimi etkileyen şey çocukluğumdu. İnançlarım, yargılarım, doğru kabul ettiklerim beni şekillendiriyordu ve ben bu kalıptan çıkmalıydım. O zamandan bu yana bu konu üzerinde çalışıyorum.

Geldiğim noktada bir kahve içmek mi bulaşıkları mı kaldırmak seçimini her daim kahveden kullanan biri oldum. Çok gerginsem ve evdeki sessiz 1 saate ihtiyacım varsa bunu eşime sesli dile getiriyorum. Dışarı çıkmak ihtiyacımsa çıkıyorum. Kısacası öğreniyorum her gün biraz daha.. Mükemmel anne olmak gibi bir kaygım yok kendimin olmak istediği gibi bir anne olabilmek benim için daha değerli.

Çalışmak bütün bunların içinde beni tamamlayan bir şey ,benim için bir kendini gerçekleştirme ,işe yarama ,fark yaratma alanı ve hep benimle olacak. Yoksa Çalışan Anne Koçu nasıl doğardı ?

O yüzden sevgili çalışan anne yetememek işin doğası eldeki kaynağı nasıl kullanacağın ise senin elinde. Ama unutma ki sen mutluysan bu tüm ailene yansıyacak hadi koy kahveni gel karşılıklı içelim..

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz