Notice: Constant DISALLOW_FILE_EDIT already defined in /home/u6511880/public_html/wp-config.php on line 82

Notice: Constant DISALLOW_FILE_MODS already defined in /home/u6511880/public_html/wp-config.php on line 83
Yengeç Sepeti Sendromu : “Benim olmuyorsa, senin hiç olmasın!” - EzgiFeda.com
Home / Genel / Yengeç Sepeti Sendromu : “Benim olmuyorsa, senin hiç olmasın!”

Yengeç Sepeti Sendromu : “Benim olmuyorsa, senin hiç olmasın!”

crab

-“Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan bir balıkçıya yaklaştığında, kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda; “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamayacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır. Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz. Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu’nun (Crabs in a Bucket Mentality) çıkış noktasıdır.Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılıyor. “Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın” anlayışını ifade eder.-*

Ben bu kavram ile ilk kez geçtiğimiz haftalarda arkadaşlarımdan birinin paylaşımı sayesinde tanıştım ve o kadar etkilendim ki hemen bu konuda bir yazı yazmak istedim. Sebebi aslında çok basit yıllardır çevremde bana “yengeç sepeti sendromu” yaşatmaya çalışan kişilerin davranışlarının artık bir sendroma bağlı olduğunu biliyorum ve bu düşündüğümüzden de yaygın bir sendrom.

crab2Kendi başarıları ile adından söz ettirmek yerine başkalarının başarısızlıklarından beslenen ve o kişiler başarısız oldukça garip bir haz duyan çalışan profili iş hayatında mutlaka karşınıza çıkmıştır. Hatta ben bunu bir adım ileri götürüp böyle yöneticilerin de hatırı sayılır seviyede olduğunu iddia ediyorum. Sizce de çok saçma değil mi bir yönetici ekibi ne kadar başarılı ise o kadar başarılı olabilecekken onların yükselmesini istemesi hatta onlara engel olması ? Mesela benim geçmişte bir yöneticim vardı blog yazma ya da İK anlamında kendimi geliştirecek konulara zaman ayırıp eğitimlere gitme konularını “Boşuna uğraş veriyorsun” diye yorumlardı. Ya da başka bir iş arkadaşım “Uğraşıyorsun da ne oluyor ki” derdi ara ara. Başka bir iş arkadaşım iş değişikliği kararım ile ilgili kendisi ile konuşurken “Bu kadar seneden sonra iş mi değiştirilir” demişti. Şimdi bakınca fark ediyorum ki hepsi kendince beni kendi yengeç sepetlerinde aşağı çekmeye çalışmışlar. Ya da heyecanla bir şey yapmak istenince çevreden gelen “Ne gerek var” lı cümleler..
 Hatta iş hayatını bırakalım daha yakına ailemize bakalım. Aile üyelerinizden sizi yengeç sepetine çekmeye çalışan birileri yok mu ? Dikkatlice düşünün belki ilk anda bulamayacaksınız ama sürekli “Boş ver”,”Ne gerek var”, “Zaten yapamazsın” diyen birileri aklınıza gelmiyor mu ? Diyelim spora başlama kararı verdiniz. Bu kişi size “Zaten devam etmeyeceksin boşuna para verme” diyendir. Diyete başlama kararınıza “Zaten sürdürmezsin mutlaka bozarsın” diyendir. Çıkış noktası kendilerinin bu gibi değişimlere açık olmaması ya da deneyecek cesareti olmaması nedeniyle çevresindekileri de kendi yanına çekme isteğinden başka bir şey değildir.
Peki bu insanlar neden böyle davranıyor ? Elbette ilk akla gelen nedenler bencillik ve de kıskançlık. Yani tam anlamıyla “benim olmuyorsa senin hiç olmasın”. Ama bir şeylerin olması için gereken çaba bu kişilerde bulunmuyor. Tabir-i caizse mutlu olmak yerine mutsuzluktan beslenmeyi tercih ediyorlar.
Yengeç sepeti sendromu sinema ve edebiyat alanında da karşımıza çıkıyor. Aziz Nesin bir kitabında Türk insanını anlatırken genel özelliklerinden biri olarak yengeç sepeti örneğini kullanmış. Haksız da sayılmaz hani…1995 yapımı Sadri Alışık’ın başrollerinden birini oynadığı, çocuklarını özleyen yaşlı çiftin, çocukları çiftliğe çağırması ve 4 farklı yaşam biçiminin çiftliğe gelmesini konu alan “Yengeç Sepeti” filminde bir sahnede “aynı sepete konan yengeçlerin birbirlerini yemeleri gibi birbirimizi yiyoruz” ifadesi geçer ki filme adını veren de bu olmuştur.
Hayatta kendinizi bir çok yengecin bulunduğu sepette o ilk ve tek yengeçteki güce sahip bulmanız dileğiyle…
Ezgi
*https://kariyerheybesi.wordpress.com/2018/07/31/yengec-sepeti-sendromu/

Check Also

Farkındalıkta Yeni Bir Boyut : Hamam Böceği Teorisi

Belki fark etmişsinizdir son zamanlarda daha önce duymadığım, bilmediğim sendromlar, kurallar ve teorilerle ilgili yazıyorum. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir