Capture

Uzun yıllar sonra ilk defa bu yıl üniversite sınavı (inanın en son adı ne oldu onu bile bilmiyorum) ve tercihler dikkatimi çekti. Twitter akışım doğru üniversite tercihi nasıl yapılmalı ile ilgili yazılarla dolup taşıyor. Gazeteler sayfa sayfa üniversite tanıtımı yapıyor. Televizyonda birbirinden garip reklamlar dönüyor. Otobüs durakları bile üniversite reklamları ile dolu. Biri bana söyleyebilir mi neler oluyor ?Eskiden böyle miydi ?Ya da ben mi çok eski kafalı kaldım ?

Size bir tercih hikayesi anlatmak istiyorum aslına bakarsanız.

Kahramanımız aslında lisede Türkçe-Sosyal okumak ister ama okulunda sınıf açılmaz mecburen Türkçe-Matematik sınıfına alınır. Dershanede ise sınav sonuçlarına bakıldığında da Fen-Matematik alanında da iyi bir durumda olduğu görüşünden yola çıkan ailesi ve dershanedeki hocaları sınıfını değiştirir. Diyeceksiniz ki nereden nereye nasıl başladık nasıl sona erdi. Durun bu daha başlangıç. Hayalperest (!) kahramanımızın en büyük  hayali ise gazeteci olmak , yapmak istediği tek şey araştırmak ve yazmak. Yaşıtları pop şarkıcıları ve aktör-aktrislerin resimlerini biriktirirken o köse yazısı biriktiriyor. Gazete binalarına gidebilmek için anketler dolduruyor, mektupla sorular yanıtlıyor. Tutkulu yani anlayacağınız.

Ama daha 16 yaşında hayaller/gerçekler çıkmazı dert oluyor. Kendi hayatının kararını bu genç yaşta ona bırakmak doğru gelmiyor kimseye ve aslına bakarsanız kimse de onun ne istediğini pek sormuyor. Kahramanımız mutsuz ama baş kaldıramıyor da çünkü büyükler ne bilirse iyi bilir. O da kendine mevcut durumuna uygun yeni hayaller bulmaya çalışıyor. Bir ara diyor ki Genetik Mühendisi olsam sonra bir ara bir Eczacı olma fikri düşüyor ya da düşürülüyor aklına.

Gel zaman git zaman sınav geçip gidiyor sonuç pek beklenen gibi olmuyor ama yine de fena değil.18 yaşındaki çocuğa hayatının gidişatını belirleyecek kararlar sorulmuyor ama hayatının gidişatını belirleyecek o 3 saatlik sınava gayet rahat bir şekilde sokulabiliyor. Yapılacak olan tek bir şey var eldeki durum en iyi şekilde nasıl kullanılabilir ona karar vermek. İşte burada dershane rehberlik hocaları devreye giriyor. Yine kimse ne istediğini sormadan aldığı puan ile hangi bölüm olabiliyorsa alt alta yazılıyor. Başrolünde kendisinin olduğu bir film ama sanki bir kukla misali oradan oraya sürüklenmesi gerekiyor. Ama bu defa direnmeye kararlı oturuyor son gece kendi tercihlerini en makul, mantıklı ve aklına yatan şekilde değiştiriyor kimselere haber vermeden.

Sonra ne mi oluyor ?

Kazandığı bölümü çok severek okuyor. İçindeki yazma ve araştırma aşkı hiç ölmüyor. Yazmaya hep devam ediyor. Yüksek lisansı kendisi isteyerek ve severek seçiyor. Hayatta başka bir meslek seçemezmişim dediği çok severek yaptığı yaparken keyif aldığı bir işi var.

Ha bir de unutmadan şu an onun yazdığı bir  yazıyı okuyorsunuz.

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz