Home / Genel / Türkiye’yi Anlama Kılavuzu 2018

Türkiye’yi Anlama Kılavuzu 2018

Turkiyeyi-Anlama-Kilavuzu-Ipsos-KMG
“Anlamak yaşamın her alanında anahtar rol oynayan sihirli bir kelime… Neyle uğraşırsanız uğraşın, ister siyasetle ister ticaretle, başarılı olmanız sizi desteklemesini istediğiniz insanları doğru anlamanıza bağlı.Bunun, bilinen en iyi yolu bilimin yol göstericiliğinde yapılan araştırmalar. Türkiye’yi Anlama Kılavuzu, Türkiye toplumunun tarihi gelişimini yakından izleyen bir tanık haline dönüşürken, bugünü anlamak isteyenler için de temel bir kaynak olmayı amaçlıyor.”

Türkiye’yi Anlama Kılavuzu, 2004’ten bu yana her iki yılda bir hazırlanıyor. Türkiye’nin yaşam tarzlarını çok çeşitli açılardan ortaya koymayı amaçlayan bir araştırma. Fiziksel özelliklerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, evlerimizin içi, yaşam tarzımız, boş vakitlerimizde ne yaptığımız, hobilerimiz, inançlarımız, korkularımız araştırmanın ilgi alanına giriyor. Belki fiziksel özelliklerimiz, inançlarımız, ait olduğumuz sosyokültürel sınıf hızlı değişmiyor ama 2018 sonuçlarına bakılırsa geçmiş günlere duyduğumuz özlem, çevre duyarlılığı ve güvenlik ihtiyacı önceki yıllara göre yükselişte. Ben bu kılavuzu sanırım son 5-6 yıldır takip ediyorum (daha önce 2014 kılavuzunu yorumlamıştım okumak için tık tık) İçimdeki istatistikçi araştırmalara oldukça meraklı olduğundan aynı zaman da içimdeki diğer İK cı kısım da yaşadığımız,çalıştığımız ülkenin gerçeklerini takip etmek istediğinden araştırmada dikkatimi çeken detayları sizinle de paylaşmak istedim.

Çok çarpıcı belki de aslında bildiğimiz ama görmezden geldiğimiz bir Türkiye çıkmış karşımıza.Burada bütün kılavuzdaki istatistikleri paylaşmak niyetinde değilim elbet..Detaylı incelemek isteyenler buradan tüm kılavuza ulaşabilirler.

  • 34 şehirden 15 bin 918 kişiyle yapılan araştırmaya göre, giderek evlerimize kapanıyoruz ve nostalji duygusuyla yaşayanların oranı düzenli biçimde artıyor.Henüz içinde bulunduğumuz ekonomik kriz yaşanmadan bu sonuç çıkıyorsa bugün ne çıkardı tahmin etmek çok da zor değil.
  • Nüfusun yüzde 68’i dış dünyanın acımasız, tahmin edilemez gerçeklerinden dolayı evde kalarak kendini koruma ihtiyacı hissettiğini söylüyor.Bazen bende bu hissiyata kapılıyorum korunaklı evimde dizi izlemek,misafir ağırlamak çok daha güvende hissettiriyor.
  • Yüzde 72, boş vakitlerini alışveriş merkezlerinde geçiriyor. AVM’lerde geçirdiğimiz süre, ortalama üç saat.Perakendecilere sorulsa bu üç saat kesinlikle satışa dönmüyor tek yapılan şey kapalı bir mekanda zaman öldürmek.
  • Yüzde 35 hiç kitap okumuyor, yüzde 44 hiç sinemaya gitmiyor, yüzde 64 hayatında hiç konser, tiyatro veya opera izlememiş.
  • Her dört kişiden üçü geçmişe özlem duyuyor.“Eskiden insanların daha mutlu olduğunu düşünüyorum” diyenlerin oranı bir önceki araştırmaya göre yüzde 74’ten yüzde 76’ya çıkmış. “Eskiden insanlar daha erdemli, ahlaklı ve kibardı” diyenlerin oranı ise yüzde 70’ten yüzde 74’e. Türkiye’de insanların yüzde 47’si geçmişe dönüp baktığında değiştirmek istediği birçok şey olduğunu görüyor.
  • 2005’ten itibaren bakıldığında, geçmişe özlem düzenli olarak artarken hayattaki küçük lüksler düzenli olarak düşüyor. Eve kapanma isteği dönem dönem azalıp artıyor. Son dört yıldır artışta.
  • Çevre duyarlılığı da son dört yıldır yükselişte. 2005 ile 2017 kıyaslandığında, gelecek kaygısının da arttığı gözleniyor.
  • Her ne kadar günümüzde yurtdışı tatili hayal olsa da %10 luk bir kesim yurtdışına tatile gidiyor,%16 sının pasaportu var.Bu pasaportu olan yüzdenin büyük bir çoğunluğunun hacca gidebilmek için pasaport çıkartan bir topluluğa ait olduğuna dair çok enteresan bir bilgi okumuştum.
  • Araştırma bulguları, günlük yaşam içerisinde “bin parçaya bölündüğünü” söyleyen kadınların oranının %64, erkeklere göre %54 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Kadınlar,kadınlarımız evde,iş hayatında kendi yarattıkları toplum baskısı ile de ayyuka çıkan yetersizlik hissi ile hırpalanıyorlar.
  • Öte yandan toplumun çoğunluğu gün içerisinde her şeye yetişmekte zorlandığını söylüyor. Kadınlarda bu kaygı daha çok öne çıkıyor. Kadınların %56’sı, erkeklerin ise %52’si “gün içerisinde her şeye yetişmekte zorlandığını” ifade ediyor.Buna sebep olarak akıllı telefonları özellikle sosyal medya mecralarını suçluyorum.Kişisel olarak sosyal medya detoksum sonrası o kadar çok şeye aslında zamanım olduğunu gördüm inanamazsınız.
  • Düzenli gazete okuyan radyo dinleyen, kitap okuyan, yürüyüş ve spor yapan kesim toplumun ancak 1/3’ünü temsil ediyor.
  • Türkiye toplumunun genelinde yüksek bir kişilik özelliği olan “biz”cilik, bir başka deyişle toplulukçuluk konusunda kadınlar erkeklere göre bir adım daha öne çıkıyor.Burada ifade edilmek istenen şey “kadın dayanışması” ise sonuna kadar hak veririm elbet.
  • Kadınların %63’ü başkalarının kendisi hakkındaki düşüncelerini önemsiyor, %56’sı kendi mutluluğunu çevresindekilerin mutluluğuna bağlı görüyor, %76’sı ise çevresinde uyumu korumayı kendisi için önemli görüyor.Ah başkalarının ne düşündüğü,elalem ne der baskısı..
  • Kadınların iş yaşamında daha aktif olmasını destekleyen erkeklerin oranı %59 iken, kadınlarda bu oran %75’e çıkıyor.Neden kadınların %100 ü değil ?? Gelecekte kadının hayatında, kariyerin bugünkünden daha ön plana çıkacağı inancı kadınlar arasında daha yaygın. Bu fikre katılım oranı kadınlarda %75, erkeklerde ise %64 olarak tespit ediliyor. Gençlerde de bu fikri savunanların oranı daha yüksek.
  • Türk halkının en güçlü 3 tavrı : Çevreci,İnançlı,Nostaljik.

Bazı istatistikler çarpıcı,bazılarını aslında zaten biliyoruz.Bazılarını aslında biliyor olsak da bilmemezlikten geliyoruz.Bence önemli olan neyi nasıl değiştirebileceğimiz..

Sizi  bu çarpıcı Türkiye panoraması ile baş başa bırakıyorum.

Ezgi

Check Also

Kaan-Sekban-Tebrikler-Kovuldunuz-Kapak

Ezgi’nin Kitaplığı : Tebrikler Kovuldunuz – Kaan Sekban

Kaan Sekban ile ilk kez Yakam Beyaz Beynim Ayaz videoları aracılığı ile tanışmıştım.Kitabı “Tebrikler Kovuldunuz” u …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir