Home / Genel / Teknoloji Çağı Fobisi : Nomofobi

Teknoloji Çağı Fobisi : Nomofobi

nomofobi

Daha önceki yazılarımdan biri olan Yeni Çağ Vebası : FOMO (Fear of Missing Out) da sizlere yaşadığımız dönemin en sık karşılaşılan hastalıklarından biri olan Fomo dan bahsetmiştim. Gelişmeleri kaçırma korkusu olarak kullanabileceğimiz bu hastalık gelirken yanında bir de fobi getirdi. Nomofobi adı verilen bu fobi  İngilizce “no mobile phobia” dan türetilmiş ve cep telefonuyla iletişim olanağından uzak kalma korkusu olarak tanımlanıyor.

Başlamadan bir durum analizi yapalım. Şimdi soracağı soruları büyük bir kısmına evet diye cevap veriyorsanız sizde bu fobiye sahip olabilirsiniz.

  • Telefonunuz yakınlarda olmadığında huzursuzluk hissediyor musunuz ?
  • Telefonunuz yanınızda dahi olsa sık sık nerede olduğunu kontrol ediyor musunuz ?
  • Telefonunuzu kaybetme düşüncesi tek başına sizi rahatsız etmeye yetiyor mu?
  • Elinizin altında ya telefonum bozulursa diyerek yedek bir telefon bulunduruyor musunuz?

Kendi adıma konuşacak olursam cep telefonu hayatıma ilk lise yıllarımda girdi. O zamanları hatırlayan olacaktır cep telefonları bu kadar teknolojik ve göz alıcı değildi .Kocaman telefonlara kredi kartı büyüklüğünde hatlar takılırdı. Şimdi yazdıklarıma bakınca çok mu yaşlanmışım diye düşünmedim değil 😊 Sosyal medya zaten yoktu. Cep telefonları olmadan önceki hayatı da deneyimlemiş biriyim anlayacağınız. Ama dönüp şu ana baktığımda neredeyse tüm günlük işlerimi ve tabi işimle ilgili yapılacakları cep telefonundan yapmanın kolaylığını ve rahatlığını yaşayan biriyim. Nomofobim var mı ? Bence henüz o boyut ta değilim umarım hiç olmam.

İngiltere’de 2100 cep telefonu kullanıcısı üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, cep telefonuna bu kadar bağımlı olunmasının ana sebebi insanların aileleri ve arkadaşlarıyla sürekli temas halinde olma arzusu olarak açıklanmış. Ancak günümüzde cep telefonları ana amacı olan iletişim kurmaktan çok daha farklı bir yere konumlandığından bence bağlılık biraz da sosyal medya araçları nedeni ile de oluşuyor. Araştırmaya göre her iki kişiden biri telefonunu asla kapatmıyor ve her 10 kişiden biri de işleri dolayısıyla her zaman ulaşılabilir olmak istediğini belirtiyor. Bazen sürekli ulaşılabilir olmak bir zorunluluk hatta yeri geldiğinde yaşam kalitesini düşürücü etkisi olan bir durum haline gelebiliyor. Uzmanlar, Nomofobi nin cep telefonu kullanıcılarının yüzde 53’ünü etkileyebildiğini, erkeklerin yüzde 58, kadınlarınsa yüzde 48’inin şarjları bittiğinde, kontörleri tükendiğinde, telefonlarını kaybettiklerinde veya kapsama alanı dışına düştüklerinde endişelerinin arttığını söylediklerini belirtiyor.

Bu konuda yapılmış bir diğer araştırma ise dijital şifreleme üzerine çalışan bir şirket olan Securenvoy’un sponsorluğunda yapılmış ve bu araştırma nomofobi vakalarının sayısının giderek arttığını gösteren sonuçlara sahip. İngiltere’de  yapılan 1.000 kişilik araştırmaya katılanların %66’sı telefonsuz kalma korkularının olduğunu söylerken bu oran sadece bir yıl önce %53 müş. Yine aynı araştırmaya göre kadınlar bu korkuyu erkeklere göre daha fazla yaşıyorlar. Kadınların %70’i nomofobi semptomlarına sahipken erkeklerde bu oran %61. Buna rağmen iki telefon birden kullanma oranı erkeklerde daha yüksek. Daily Mail’in yaptığı araştırmada Nomofobi’ye yakalanma ihtimali en yüksek yaş grubu %77 ile 18-24 yaş aralığı. İkinci gelen 25-34 yaş grubunda bu oran %68. Ankete katılanların birçoğu gece telefonu kapatmadığını söylüyor. Iowa’nın yaptığı araştırmada ise ankete katılanlar, telefonlarına istedikeleri an ulaşamadıkları zaman kızgın ve gergin olduklarını söylemişler. Fransa’da yapılan araştırmalarda ise ankete katılanların %22’si cep telefonu olmadan bir gün bile geçiremeyeceğini söylemiş.

İnsanların % 91’i cep telefonunu 7 gün 24 saat, kendisine en fazla bir metre mesafede tutuyor. % 66’sı uyurken de telefonu yanında bulunduruyor. % 70’i gün içinde cep telefonlarını saatte en az bir defa kontrol ediyor. Yüzde 26’sı yemek yerken bir yandan da cep telefonunu kontrol ediyor. % 20 telefonunu kaybetmektense evlilik yüzüğünü kaybetmeyi tercih ediyor. % 33 telefonunu kaybetmek yerine cüzdanını kaybetmeyi tercih ediyor. Kayıp cüzdan bildirimleri ortalama 26 saat sonra yapılırken, kayıp cep telefonu bildirimleri ortalama 68 dakikada yapılıyor .

Konu ile ilgili Türkiye’de de yapılan bir araştırma var. Uşak Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin öğrenciler arasında yaptığı ankete katılan gençlerin yüzde 49.2’si, derste telefon kullanımının özellikle derslerde dikkat ve motivasyonu düşürdüğünü söylemiş. Connecticut Üniversitesi’nde Araştırmacı David Greenfield tarafından yapılan araştırma sonucunda nomofobi’nin farklı aşamaları olduğunun ortaya çıkarılmasından yola çıkarak ’Telefonsuz Dersler’ projesi ile telefon kullanımının dikkat ve motivasyon düşürdüğüne dikkat çekmek istemişler. Bence araştırmanın en can alıcı kısmı öğrencilerin telefonu her zaman kullandıklarını kabul etmesi ve kendilerini telefon bağımlısı olarak görmemesi olmuş. Yani aslında cep telefon kullanımı hayatımıza o kadar derinden işlemiş ki yaptığımızın farkına bile varamıyoruz.

Tahmin edilebileceği üzere en çok özellikle lise ve üniversite çağında olanlar bu dertten mustarip ama belki de bunun farkında bile değiller. Bu fobi hem sosyal yaşamdan uzaklaştırıyor hem de psikolojik sorunlara davetiye çıkartıyor. Yaşamı olumsuz etkileyen bu durum, teknolojiye olan bağımlılığın ne kadar ciddi boyutlara geldiğini gözler önüne seriyor. Akıllı telefonların üretilmesi ile daha çok artış gösteren bu fobi, panik atak, depresyon, çarpıntı gibi olumsuz durumları da beraberinde getirmektedir. Nomofobi sorunu yaşayan kişiler, baş dönmesi, ani duygu değişimi, bulantı, kusma, titreme, göğüs ağrısı, nefes darlığı, heyecanlanma, kalp atışında hızlanma gibi reaksiyonlara maruz kalıyorlar. Bu tür kişiler asla telefonlarını kapatamazlar, yanlarından uyurken bile ayıramazlar, yola çıktıklarında ilk bakacakları telefonlarının var olup olmadığıdır. İstatistiklere göre cep telefonu kullanan kişilerin %53 nomofobi mağduru.

Telefonunuz yanınızda olsa dahi sürekli kontrol ediyorsanız, telefonun yokluğu sizde fiziksel reaksiyonlara yol açıyor ise, sinyal olmadığında ya da şarj bittiğinde aşırı öfke duyguları yaşıyorsanız, yarım saatliğine olsa telefonunuzu kapatamıyorsanız, telefonsuz kendinizi eksik hissediyorsanız ve telefondan ayrı kaldığınızda hayattan kopuyor iseniz eğer, sizde nomofobi adaylarından birisiniz.

Peki nomofobi için bilinen bir tedavi var mı? En basit çözüm telefon detoksu yani telefondan bilinçli bir şekilde uzak kalmayı başarabilmek. Aslında amaç telefon olmadan da hayatın aynı şekilde devam ettiğinin farkına varılmasını sağlamak. Psikologlar bu fobiye sahip kişileri tedavi ederken öncelikle kişiden telefonsuz kaldığında neler yapabileceğini düşünmeye başlaması isteniyor ve kişinin hayatına küçük telefonsuz aralıklar koyuluyor. Daha ilerlemiş  vakalarda ise diğer bağımlılıklarda olduğu gibi ilaç tedavisi başlanabiliyor.California da bulunan psikolojik bozukluklar tedavi merkezi Morningside Recovery, Nomofobi hastalarını tedavi edebilmek için özel bir bölüm kurmuş. Bireysel ve grup terapisi ile kişilerin telefon himayesinden kurtulması amaçlanıyor. Tedaviye başlamadan önce hastaların telefon ve internete erişimi kesiliyor. Bu sayede bireysel ve doğrudan iletişim kurulması sağlanıyor. Bu süreçte panik atak ya da diğer olumsuz durumlara maruz kalmamak için de terapiler yapılıyor .

İlk adım farkındalıkla başlıyor. Telefonla uğraştığımız zaman dilimlerinde neleri kaçırıyoruz , nelerden uzak kalıyoruz, telefon olmadan ne farklı oluyor durup düşünmek gerek. Sadece bir araç yaşam amacı değil bunu aklımızdan çıkarmadığımız sürece telefonları gerçekten üretim amacına uygun kullanır hale gelebiliriz. Hayatımızı kolaylaştırmaya yarayan bu aracı yokluğu fobiye dönüşmeden sağlıklı bir şekilde kullanabilmek dileğiyle..

Sevgiler

Ezgi

Check Also

Capture

Yeni Çağ Vebası : FOMO (Fear of Missing Out)

Sabah alarmınız çaldı ve uyandınız. Uyandıktan sonra ilk yaptığınız şey nedir? Aslında normal olan kalkıp …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir