Notice: Constant DISALLOW_FILE_EDIT already defined in /home/u6511880/public_html/wp-config.php on line 82

Notice: Constant DISALLOW_FILE_MODS already defined in /home/u6511880/public_html/wp-config.php on line 83
Ezgi'nin Kitaplığı : Prokrastineyşın - Timothy A. Pychyl - EzgiFeda.com
Home / Ezgi'nin Kitaplığı / Ezgi’nin Kitaplığı : Prokrastineyşın – Timothy A. Pychyl

Ezgi’nin Kitaplığı : Prokrastineyşın – Timothy A. Pychyl

procrastination-704x454

Oturup çalışmaya başlamadan önce kapsamlı bir temizliğe veya bilgisayardaki klasörleri düzenlemeye girişmek, bundan sıkılınca internete dalıp saatlerce oradan oraya gezinmek, bir ara haberlere bakınmak, acıkınca yemek pişirmek için tarif aramak, bir şey danışmak için bir arkadaşı arayıp uzun uzun başka konulardan konuşmak ve ardından ilerleyen saatlerde buluşmak üzere sözleşmek, fakat bütün bunlardan aslında hiç mi hiç keyif almayıp nedensizce ertelenen o iş yüzünden duyulan kaygıyla ve suçlulukla cebelleşmeye devam etmek…Tanıdık geldi mi?

Hadi itiraf edin şuan görmezden geldiğiniz ya da yapmayı ertelediğiniz neler var hayatınızda ? Aaa yok ben yapmam öyle şeyler demeyin burada biz bizeyiz 🙂 Bugün sizinle paylaşmak istediğim kitap hemen hemen herkesin (yani öyledir diye düşündüm ama şuan yazarken emin olamadım)  zaman zaman ya da yaşamının genelinde muzdarip olduğu erteleme ya da başka bir deyişle savsaklama davranışı üzerine olacak.

Kitabın tam adı aslında sanki kitabın mini biz özeti gibi. Şöyle ki tam adı ile Prokrastineyşın  Başlanıp Bitirilmesi Gereken İşleri İnatla Erteleme, Savsaklama ve Oturup Çalışmak yerine Ivır Zıvır Şeylerle Oyalanma Alışkanlığıyla Mücadele Kılavuzu.

Prokrestineyşın ya da orijinal yazımıyla procrastination “yarına ertelemek” anlamına geliyor bir diğer ifade ile buna “savsaklamak” da diyebiliriz.Kitapta erteleme davranışının ne anlama geldiği, neyin bu davranışa sebep olduğu ve erteleme alışkanlığına nasıl karşı konulabileceğinden bahsediliyor.Öncelikle savsaklamak nedir onu başta netleştirmekte fayda var. Sebepsiz yere bir işi isteyerek bırakma, umursamama ya da başka şeylerle oyalanma olarak tanımlamak mümkün. Kitabı okurken verilen çoğu örnekte bilerek veya bilmeyerek yaptığımız savsaklama örnekleriyle karşılaşıyorsunuz ve bunları nasıl çözeceğimize dair stratejileri okuyorsunuz.

Son zamanlarda kendimde fark ettiğim aslında çok da zamanımı almayacak ancak özellikle severek yapmayacağım işleri sürekli yapılacaklar listemde ileri tarihlere atma konusunda yaşadığım farkındalık sonrası bu kitabı okumaya karar verdim. Ve evet kitabı bitirdiğimin ertesi gün listemdeki tüm işleri silebildim :).

Yazar bu kitabı bence 5 cilt bile yapıp yayınlayabilirdi zaten o da bundan bahsetmiş ancak çeşitli bilimsel araştırmaların ve makalelerin özünü verebilme niyetiyle kitabı daha sade, anlaşılır ve basit tutmuş. Şahsen ben kitabı bir günde bitirdim. Okuyucu kitlesinin özellikle işlerini savsaklayan insanlar olduğu düşünüldüğünde, kısa olması kesinlikle oldukça mantıklı bir hamle olmuş.

Üstlendiğimiz sorumluluklardan, sonunda pişman olacağımızı bile bile neden kaçarız? Yapmamız gerekenleri neden savsaklarız? Eninde sonunda yapmaya mecbur olduğumuz işlerden neden kaytarmaya çalışırız? Dr. Pychyl’a göre savsaklama alışkanlığını başlı başına bir sorun haline getiren şey, hayatımızı anlamlı kılan asli hedeflerimizden bizi koparması. Gitgide daha parçalı ve belirsiz hale gelen gündelik hayat, esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma koşulları, sorumluluklarımızı da, bu sorumluluklardan kaçmanın bedelini de ağırlaştırıyor.

Bence kitabın en can alıcı kısımlarından birini alıntılamak istedim.”İnternette hiçbir şey “sadece iki dakika” sürmez….Oysa mesele şu: Bizim yaptığımız araştırma da gösteriyor ki, tam da bir işi savsaklarken yani fiilen yapmamız gereken işle uğraşmıyorken bize o ana dair duygularımız sorulduğunda ilk yanıtımız kendimi daha mutlu hissediyorum olmuyor. Hissedilen şey daha ziyade içinde suçluluk duygusunun da bulunduğu bir duygular karışımı oluyor Dolayısıyla en nihayetinde savsaklama davranışı bize kendimizi iyi hissettirmiyor ve bilhassa uzun vadede bu daha da geçerli hale geliyor. Aslında filozoflarında psikologların da bıkmadan usanmadan söyledikleri şey aynı: Mutluluk insanın önüne koyduğu hedefler uğruna verdiği çabada yatar. Özel olarak şu veya bu başarıyı elde etmemiz gerekmiyor; bütün mesele, hayatta bize anlamlı gelen bir şeyin peşinden gitmeye, onun için uğraş vermeye kendimizi adamamız.”

Kitaptan kendimce çıkardığım  iki temel sonuç var:

  1. Bir işe başlamak için o işten illa zevk almak gerekmez.
  2. Hemen şimdi başla, beklediğinden kolay olduğunu göreceksin.

Yazarın da dediği gibi “Bahane insanın bir gecelik fantezisidir. “

Ezgi

**Konu ile ilgili çok keyifli bir TED konuşmasını da şuraya iliştiriveriyorum.

Check Also

Farkındalıkta Yeni Bir Boyut : Hamam Böceği Teorisi

Belki fark etmişsinizdir son zamanlarda daha önce duymadığım, bilmediğim sendromlar, kurallar ve teorilerle ilgili yazıyorum. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir