experience-e1432704266768

Çalışan Deneyimi Yönetimi, çalışanlarımızın zihinlerinde ve kalplerinde unutamayacağı, başkalarına anlatmak isteyeceği güçlü ve olumlu anılar yaratmak demek. İnsan kaynakları organizasyonlarının yeni nesil çalışanları kurumlarına çekmek, onları motive etmek ve bağlılıklarını sağlamak için uygulayabilecekleri çeşitli metotları ve yaratıcı uygulamaları içeriyor.Bana göre oldukça önemli ve dikkat çekici.Şirketlerinde uzun uzun üzerinde kafa yorması ve aksiyona geçmesi gerektiğini düşünüyorum.Görevim İK İş Ortağı olarak çalışmak olduğundan  sorumlu olduğum ekiplerle sürekli iletişim halinde ve her konuda destek olarak onların İK danışmanları olduğumu hissettirmem gerekiyor.İşte burada benim için “Çalışan Deneyimi” devreye giriyor.

PERYÖN kongre kapsamında yapılan atölye çalışmalarında Bora Özkent’in verdiği “İK da Çalışan Deneyimi ve Yönetimi” atölye çalışmasını tercih etme sebeplerimden biri de buydu.Çalışanlar için harika deneyimler tasarlamanın ve bir pazarlama birimi gibi çalışmanın yollarını öğrenmek..

Atölyenin içeriğiaşağıdaki şekilde belirlenmişti.

  • Yeni kuşak çalışanların iş yerlerinden beklentileri
  • İK ‘nın kurumun markalaşma çabaları içindeki yeri
  • Çalışan deneyimi yolculuğu analizi araçları
  • Mükemmel deneyim tasarımının ana ilkeleri
  • İK’nın pazarlama birimi gibi davranmak için yaşaması gereken değişiklikler

Bora Özkent’in ana uzmanlık alanı “Müşteri Deneyimi Yaratmak” bu konu ile ilgili “Emsalsiz” isimli bir de kitabı var.Okuma listeme zaten eklediğim bir kitaptı.Bora Özkent’in de dediği gibi aslında Müşteri Deneyimi ve Çalişan Deneyimi birbirinden çok ta farklı değil.Temel kurallar aynı.Çalışanlarımıza her zaman birer iç müşteri gözü ile bakmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Atölye çalışmasında Bora Bey neler aktardı kısaca aktaracak olursam :

  •  Bizde farklı duygular uyandıran ve diğerlerinden farklı bir yer edinen markaların neden bu şekilde olduğunu düşündüğümüzde hepsinin derin bir bağ kurduğunu görüyoruz.
  • Çalışan deneyimi ve müşteri deneyimi ayrılmazdır.
  • Çalışan deneyimi dijitalleşme ile daha da önemli bir hale geldi.
  • Her meslek dijitalleşme saldırısı altında yarın İK nın işlerini bir yazılımın ya da robotun yapmayacağı kesin değil.Önemli olan işimizi yaparken ne şekilde farklılaştırdığımız,nasıl bağ kurduğumuz ve kurdurttuğumuz olmalıdır.
  • Şiketlerin daha yaratıcı ve girişimci çalışanlara ihtiyacı var.
  • Zappos’ta oryantasyonun sonunda işe başlayacak çalışanlarına işten hemen ayrılırlar ise  2000 dolar vereceklerini aktarıp seçim yapmaları isteniyormuş.Sadece %3′lük bir kesim parayı almayı kabul edip ayrılmayı tercih etmiş.
  • Yaratıcı ve girişimci olmayan işlerin tamamında robotlaşma eğilimi başlar.
  • Derin duygusal bağ kurmak üzerine kafa yormalıyız.
  • İK nın rolü değişmeli.İdari süreçlerden yetenekleri bulan, önünü açan, iyi deneyim yaratan birimlere dönüşmesi gerekiyor.
  • Son dönemlerde bazı şirketlerde farklı bakış açısını yakalayabilmek için İK yı pazarlama kökenli yöneticiler yönetmeye başladı.
  • İK birimlerinin hangi duyguları yaratmak istediğine karar vermesi gerekiyor.Rakiplerin vermediği söz nedir ?
  • Biricik,ilgi çekici ve inandırıcı olarak ne sunuyoruz ? Diğerlerinden neden farklıyız ?
  • Marka sözümüz olmalı.
  • İK Anayasamız olmalı.
  • Markamızı somutlaştırıp karşı tarafa aktarmalı.
  • Bu sözümüzü ve anayasamızı hayata geçirirken :Neleri yapmayı bırakmalıyız,vazgeçmeliyiz ?Neler sürdürülebilir ? Neleri yapmaya başlamalıyız ?
  • Çalışan deneyimi işe alımda başlar.İşe Alım Uzmanı mı demeliyiz yoksa İşe Giriş Deneyimi Yöneticisi mi ?
  • Şirketler adaylar ile ilk görüşmeye davet anında bağ kurmaya başlar.Bunun ne şekilde olacağını yönetmek bizim elimizde.
  • İK birimlerinde sadece bu işe dedike çalışan Çalışan Deneyimi birimleri kurulabilir.
  • Google neden rengarenk ofisler yapıyor ? Çalışanlar daha da yaratıcı olsun,yaratıcılıkları artsın diye.
  • Kendimizi nasıl tanımladığımız önemli.İşimizi nasıl gördüğümüz ve adlandırdığımız dünyaya bakış açımızı değiştiriyor.
  • Çalışan deneyiminde çalışanın başından sonuna kadar İK ile geçirdiği süreçlere bakılmalı.Deneyim yolculuğunun her bir anının fotoğrafını çekip hislerini öğenmek gerekir.
  • Tüm süreçleri tasarlarken çalışan Ne Hatırlayacak ? Ne Hissedecek ? Ne Görecek ? Ne Anlatacak bunlar düşünülmeli.

Atölye sonrası farkettim ki aslında bende kendi çapımda yaptıklarım ve yapmak istediklerimle “Çalışan Deneyimi” yaratmaya çalışıyorum.Çalışan deneyimin önemini önceden fark edip harekete geçen şirketler uzun vadede oldukça kazançlı çıkacak.Sonradan bu trendi yakalamaya çalışan şirketleri ise sıkıntılı günler bekliyor.

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz