Capture

Aşağıda yer alan görüşler bana ait değil ama benim düşüncelerimi aynen yansıtıyor.Yine web rüzgarlarında savrulduğum bir anda (daha önce de bir İK bloğu açtım ama isminden ötürü içim çok rahat etmedi o nedenle bu bloğa yeni bir isim vererek sıfırdan başladım) kendi eski bloğum yerine ismi çok yakın olan bu bloğa girdim.Saman alevi olarak otaya çıkmış tek bir yazı ile sınırlı kalmış.Keşke bu kişinin kaleminden çıkanların daha fazlasını okuma şansımız olsaydı.Birez zıtlık ve diş göstermek hayata renk katmıyor mu sizce de ? Biraz aykırılık,biraz renk..Hepsi aynı çatıda..Bende biraz İK cadısı gibi görüyorum kendimi aslında..

 

“Baştan şunu açıklığa kavuşturalım, “Hayır, ben İK karşıtı değilim.”

Tersine ben bir İK cıyım, ancak çoğu kişinin iş yeri koridorlarında fısıldaşırken bize taktıkları lakapları gayet iyi biliyorum ve inanın “cadı” bunların en yumuşak olanı! Haksızlar mı?, ah yüce tanrım elbette hayır! Tanıdığın 10 İK cının 8 i hakkında ben de aynı onlar gibi hissediyorum, aslında bazıları için çok daha kötü hislerim var.

Peki ya ben çok mu iyiyim, pek emin değilim ama konu da bu değil zaten:)

İK Uzmanı olmak bilgisayar mühendisi ya da doktor olmak gibidir, iş dışında da mesleğiniz peşinizi bırakmaz. Zira iş hayatında olan ya da olmaya hazırlanan herkesin size bir sorusu vardır. “Neye göre alıyon sen bu adamları, torpil var di mi?” “Yöneticimle anlaşamıyorum, ne yapmalıyım müdüre şikayet etsem bana zararı olur mu?” “İş arkadaşıma aşık oldum, sence atılır mıyım?” “şu şirkette tanıdığın var mı, bana bir yardımcı olsan?”

Not: Eleştiri kaldıramayan meslektaşlarıma geleceğe yönelik bir uyarı ;
Hey hadi ama, hepimiz gerçeği biliyoruz, ne kendinizi ne insanları kandırmayın, ya mizah duygunuzu uyandırın ya da gezegenlerinize geri dönün :)” ikcadisi.blogspot.com

Yazar

Yorum Yaz