Home / Genel / “Hastayım, bugün işe gelemiyorum!”

“Hastayım, bugün işe gelemiyorum!”

Capture

“İnsan kaynakları danışmanlık firması Mercer tarafından yapılan araştırmaya göre sağlık sorunları nedeniyle işe gelemeyen ülkeler arasında Bulgaristan ilk sırada yer alıyor.Portekiz ve Çek Cumhuriyeti’nin de ilk sıralarda yer aldığı listede Türkiye ise  son sırada yer alıyor. Ayrıca Mercer tarafından hazırlanan raporda Avrupa’da sağlık sorunları ya da herhangi bir nedenle işe gitmeme oranlarının geçen yıllara göre yükseldiği de belirtiliyor. Firmaların işe devamsızlığı önleme politikalarının çok fazla işe yaramadığının da altı çiziliyor.”

Bu haberi okuduğumda aklıma İik gelen ilkokul zamanlarında ödevimizi yapamadığımızda uydurduğumuz bahaneler oldu.Elektrikler kesik,sular akmıyor,ve daha nicesi..

Araştırmada Türkiye’nin son sıralarda olması gururumu okşadı.Malum olumlu  şeylerde sonlarda,olumsuz şeylerde ilk sıralarda olma gibi bir lanetimiz bulunuyor..

Günümüzde “Hastayım bugün işe gelemiyorum” genelde farklı anlamları içinde barındır.O gün çalışmak istemiyoruzdur,yapmamız gereken başka işler vardır,gidilmesi gereken yerler vardır,bazen hafta içi tatil yapmak istemişsinizdir..

Cep telefonlarının yaygınlaşması ile yöneticiye SMS atarak konuşma ve gerçekten hasta olmadığının anlaşılması derdinden kurtulan teknolojik çalışanlar da yok değil..Eskilerde hasta olduğun zaman müdürün seni evden ararmış gerçekten hasta mısın değil misin evde misin evde değil misin anlamak için..

Benim en favori hastalık günü gördüğüm gün Pazartesi dir.Haftasonu ile pazartesiyi birleştirmek isteyen çalışanlar pazartesi geldi mi hastayım işe gelemiyorum olurlar..

Buradaki önemli nokta da belirtilen hastalıktır..Çok abartı birşey olmamasına özellikle dikkat edilmelidir.Midemi üşütmüşüm genel kullanılanlardan ilk sıradadır.Söylenecek hastalık daha sonra rol gerektirmeyecek bir şey olmalıdır.Belim sakatlandı derseniz o haftayı beliniz sakatmış gibi geçirmek zorunda kalabilirsiniz.Üşüttüm derseniz elinizde mendil,sahte burun çekme ve sahte öksürük ile tüm hafta sizin için oldukça zor geçebilir..

Yöneticilerin gerçek ile yalan hastalığı birbirinden ayırabildiğini biliyorum.Bazıları bilmezden gelir bazıları laf arasında birkaç laf sokar..

Gün bazlı çalışmadığımızdan ya da ücretimizden gitmediğimiz günün ücreti düşülmediğinden (maaşlı çalışanlar için en azından) o kaçak keyif günü oldukça verimli bir şekilde değerlendirilebilir..

Tabi bir de sağlık raporu olayı söz konusu..Eğer çok sıkı İK politikları olan bir şirkette iseniz gitmediğiniz güne ait bir rapor mutlaka edinmeniz gerekir.bu nedenle el altında acil durumlarda yardım isteyebileceğiniz bir doktor tanıdık önerilimekte.

Bir diğer konu da kime haber verileceği..Direkt bağlı bulunulan müdüre mi yoksa beraber çalışılan ünvanı sizden büyük çalışma arkadaşınıza mı ? Sorumluluğu kendiniz mi alacaksınız yoksa başka birine mi atacaksınız ?

Son olarak sırf merakımdan soruyorum CEO lar kime haber verir hasta olduklarında ?

Yazdıklarıma şöyle bir göz gezdirince biraz üçkağıt dolu bir yazı olduğunu farkettim.Tamam itiraf etmem gerek birkaç kez aynı şeyi bende yaptım..

Ama düşünün lütfen yağmurlu bir sabah alarmla uyandınız dışarıda koyu gri bir hava..Yorganın altı sıcacık,çıkmak neredeyse imkansız..İşe gitmeseniz ?

Check Also

Capture

Kırık Camlar Teorisi : Sorunları Küçükken Çözmek Zorundasınız

“Kırık Camlar Teorisi” ile ilk kez Malcolm Gladwell’in Tipping Point- Kıvılcam Anı kitabında karşılaşmıştım. Oldukça …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir