Home / Ezgi'nin Kitaplığı / Ezgi’nin Kitaplığı : Telgraftan Tablete – Evrim Kuran

Ezgi’nin Kitaplığı : Telgraftan Tablete – Evrim Kuran

IMG_1885

Evrim Kuran’ı ne zaman dinlesem yeni bir şey öğrenirim. Ne zaman dinlesem hayranlığım artar. Biz İK cılar onu işveren markası ve kuşaklar arası çalışmalarından dolayı tanır ancak bence bünyesinde çok daha fazlasını barındırıyor. Kuşaklar konusu ile ilgili ne araştırsam mutlaka bir yerde adı geçer. Aklıma da gelmişliği vardır bu konuda Türkçe bir kaynak olsa ve o yazsa ne şahane olurdu diye. Bilmeden çok gönülden istemişim demek ki çünkü kitabı “Telgraftan Tablete-Türkiye’nin 5 Kuşağına Bakış” Mayıs 2018 itibari ile yayınlandı. Kitabının ilk imza günü ve söyleşisinde bende bulunma şansına sahip oldum.

Önce kendi sözleri kitabı tanıtsın isterim.

 “Yirmi birinci yüzyılın ilk yılından bu yana kuşaklar üzerinde çalışıyorum. Bir kuşağı anlamak, bir dönemi anlamaktır. Bir dönemi anladığınızda paradigmanın kıskacına sıkışmaktan kurtulursunuz. Ve sizin gibi olmayanları kendinize ait yargılarla değil, onlara ait gerçeklerle görmeniz mümkün olur. Bu mümkün olduğunda ise dönüşürsünüz. 
İşte ya da evde… Bir şirket olarak ya da bir birey olarak… Bir kuşağı anlamak, suya atılan taş gibi, etkisi dalga dalga büyüyen, yaşama, geçmişe ve geleceğe dair müthiş bir kavrayış sağlar. Hoşgörü sınırlarınızı genişletir, zamanın ruhuna yaklaştırır ve her adımda yargılayan değil öğrenen olmaya yönlendirir. Çünkü bir Çin atasözünde de söylendiği gibi “Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde öteki kuşaklar serinler…” “

 Ben o sürekli hakkında konuşulan Y kuşağına mensup bir bireyim. Kuşağımın tüm özelliklerini de gururla diyebilirim ki üzerimde taşıyorum. Ancak bizim kuşak hakkında bana göre  o kadar çok atılıp tutuluyor ve olumsuz şey söyleniyor ki anlatılanların çoğu birbirini tekrar ediyor ve konunun içi boşaltılıyor gibi geliyor. Sanki Y kuşağı tu kaka idi, ne istediğini bilmiyordu ,sadık değildi ve daha nicesi. Günümüz iş hayatının büyük çoğunluğunu bizim oluşturduğumuz gerçeğinden yola çıkarak konunun bu kadar üzerine düşülmesi bende ters etki yapmıştı. Ama kitabı okuyunca ve kuşak döngüsünü  daha iyi anlamaya başlayınca bakış açım da değişmeye başladı.

Kitap 5 farklı kuşağı aktarıyor. Her ne kadar 3 kuşağı bir çok şirkette ne yazık ki bir arada göremesek te şuan iş hayatında 3 kuşak varlığını sürdürürken dördüncü kuşak olan Z kuşağı çok değil birkaç sene sonra  iş hayatına katılmayı bekliyor. Bu kuşaklardan sessiz kuşak hakkında yeterince bilgim olmadığını okurken farkettim. Z kuşağı ya da diğer adı ile Millenial lar ise henüz iş hayatında değiller ama gümbür gümbür geliyorlar ve gelirken kendi kuşaklarının dinamiklerini ve güçlü yönlerini de beraberinde getiriyorlar. Kitap kesinlikle  sadece kuşakları içinde barındırmıyor, kuşakların doğduğu ve yaşadığı dönemde Türkiye’de ve dünyada yaşananlar bunların kuşaklara ; kuşakların ise bu olaylar ne şekilde etki ettiğini hikaye anlatır ,sohbet eder gibi akıcı bir dille aktarıyor. Evrim Kuran kendi soy ağacından ; aile bireylerinden yola çıkarak kuşaklara farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Kitapta en çok hoşuma giden şey bölümlerde kuşaklar hakkında şöyledir böyledir şeklinde akademik bilgi vermek yerine o kuşağın özüne inip yaşadıkları temel sıkıntılar  neler ; her kuşağın birbirini ne şekilde etkilediği gibi konuları toplumsal olaylar ve araştırmalar bağlamında kendi fikirlerini, önerilerini de aralara serpiştirerek vermesi oldu sanıyorum. Bir Z kuşağı annesi olarak oğlumun geleceğine farklı bir bakış açısı ile bakmamı sağladı, içimi umut doldurdu. Kitaptan önemli olduğunu düşündüğüm ve paylaşmak istediğim notlarımı aşağıdaki gibi derlemeye çalıştım :

  • Jenerasyonel sistem döngüsü Türkiye Cumhuriyeti’nin 95 yıllık varoluşu ile paralellik gösteriyor ve Cumhuriyet şuan 5. Nesli olan Z kuşağını yetiştiriyor. Tarihsel olaylara işin içinde kuşakları da katıp bir kez daha bakınca sanki her şey daha da yerine oturuyor.
  • Kuşak çalışmaları aslında çok eskilere dayanıyor ilk kez 14. Yüzyılda İbni Haldun Mukaddime isimli eserinde karşımıza çıkıyor.
  • Kuşakların döngüselliği kavramını da daha önce yüzeysel bir şekilde duymuştum ancak kitaptaki bölümle netlik kazandı. Şöyle ki ne zaman sosyal düzen ihtiyacı artsa veya azalsa toplum yeni bir faza giriyor ve kuşaklar bu fazlardaki takip eden dönemlerin ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Yani ihtiyaca karşı oluşuyor ve özellikler ve bu ihtiyacı gidermeye yönelik gelişiyor.
  • Arketip yaklaşımı kavramı ile de kitap sayesinde tanıştım. Bu yaklaşıma göre kuşaklara ne isim verilirse verilsin döngüsellik teorisinde karşılıkları Kahinler, Göçebeler, Kahramanlar ve Sanatçılar ve bu sıralaması ile döngüye dahil oluyorlar.
  • Kuşaklar bulundukları dönemin gerçekliklerine karşı tutumlarına göre Baskın ve Çekinik olarak ikiye ayrılıyor.
  • Ortalama bir kuşak 20 yıldan oluşuyor.
  • Teknolojik gelişim kuşak değişim döngülerine baz oluşturmuyor.
  • Her kuşak döneminin sosyal bir mizacı var ve bu mizaç liderlik şekillerini etkiliyor.
  • Her kuşak bir sonraki kuşağa bir sosyal miras bırakıyor ve bu miras o kuşağın ana donanımı.

Kitabı okuduktan sonra anladım ki kuşak mevzusu gerçek anlamda derin ve anlaşılması gereken bir konu..Evrim Kuran bu konudaki çalışmaları ile bir öncü .Özellikle gençlerle ilgili konulardaki hassasiyetini hem sözlü hem de kitapta dile getirdiği için gönlümü bir kez daha kazandı. Kuşakları farklı bir bakış açısından ele alıp bilgi sahibi olmak isterseniz kitap tam size göre benden söylemesi.Kuşaklara dair detayları başka bir yazı olarak paylaşmak hedefindeyim takipte kalın.

Ezgi

Check Also

Kaan-Sekban-Tebrikler-Kovuldunuz-Kapak

Ezgi’nin Kitaplığı : Tebrikler Kovuldunuz – Kaan Sekban

Kaan Sekban ile ilk kez Yakam Beyaz Beynim Ayaz videoları aracılığı ile tanışmıştım.Kitabı “Tebrikler Kovuldunuz” u …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir