Home / Genel / Duyguların Dili Olsa da Konuşsa : Inside Out (Ters Yüz)

Duyguların Dili Olsa da Konuşsa : Inside Out (Ters Yüz)

Capture

Öncelikle belirtmek isterim ki Inside Out (Ters Yüz ) mutlaka izlenmesi gereken animasyonlardan biri . İzlerken sizi farklı duygulara götüren dudaklarınızın titrediği, kahkahalar attığınız, durup düşündüğünüz, çocukluğunuzu özlediğiniz, kendinizin farkına vardığınız bir büyükler için animasyon.Duyguların bir insanın beyninde nasıl çalıştığını ve başka insanlar ile olan ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini bir film olarak izlemek bence oldukça keyifli.

İzlemek isteyenlere kısa bir özetle ilerleyecek olur isek film ana kahramanımız Riley’in doğumu ile başlıyor.Filmin başından itibaren bizde Riley’in beynine girip Neşe,Üzüntü,Tiksinti,Korku ve Öfke duyguları ile tanışıyoruz. Riley’i bebekliğinden bu yana yönlendiren ve dünya ile ilişkisini sağlayan  beşli kahramanımızın mutlu bir çocukluk geçirmesini sağlıyor.Tabi ki Neşe nin yoğun çabası ile..Ta ki Riley ailesi ile birlikte Minnesota’dan San Francisco’ya taşınıncaya dek..

Film üzerine bir yazı yazmak istememin temel sebebi filmin duygularımız üzerine kurulu olması.Hani bazen saklamak için çaba sarfettiğimiz,kimselere göstermek istemediğimiz,zaman zaman kendimizi bile itiraf edemediğimiz duygularımız var ya hani hah işte onlardan söz ediyorum.Benim gibi Balık burcu olanlar bilir burcumuzu söylediğimiz an “Ay siz çok duygusal olursunuz” diye başlayan bir giriş klişesi vardır. Duygusal olmak bence duygularını göstermeye çekinmemek,duygularını saklamamaktır bilinenin aksine sürekli ağlamaklı,melankolik olmak değil.Duygusal olmak bir cesaret işidir ayrıca,içinden geçene güvenmektir,yolu göstermesine izin vermektir zaman zaman.

Film için duyguların dili olmuş ve bize kendilerini anlatmak istemişler demek sanırım en doğru ifade olacak.Filmde neden sadece 5 duygu ele alınmış diye düşünüyorsanız, tüm duygularımızın bu 5 ana duygunun kombinasyonlarından oluştuğunu hatırlatmak isterim.Neşe ve üzüntü bir araya geldiğinde melankoli ortaya çıkar; bunu filmde de sıklıkla gözlemlemek mümkün. Geriye kalan birçok duygu da bu ana duygularımızı aynı anda hissettiğimizde ortaya çıkmıyor mu sanki ?

Capture

Kim demiş bu 5 duygu bir arada mutlu mesut yaşayamaz diye ? Zaman zaman kontrol masasını yöneten baskın bir duygumuz olsa da tüm duygular kombinasyonu bizi biz yapan temel özellikler değil mi ?

Riley’in kişiliğini öncelikle “Neşe” tarafından tanımlanıyor ve bu da bilimsel olarak bildiklerimiz ile çelişen bir uydurma aslında. Çalışmalar gösteriyor ki kimliklerimiz; dünyayı nasıl algıladığımızı,kendimizi nasıl ifade ettiğimizi ve başkalarında uyandırdığımız tepkileri belirleyen bir takım belirli duygulardan oluşmakta.Duygularımızın mevcut duruma uygun tepkiler sağlayacak şekilde dünya ile ilgili algılarımızı,geçmiş anılarımızı ve hatta bazen iyi ya da kötü anlamda ahlaki yargılarımızı yönlendirdiği de bir gerçek.

Batı düşünce biçimlerinde hakim görüş duygularımızın rasyonelliğimizin düşmanı ve toplumsal ilişkilerin yıkıcısı olması iken bence duygular rasyonelliği yıkmak yerine organize eden hatta senkronize eden büyük bir güç.Ek olarak sosyal hayatlarımız içinde benzer bir durum söz konusu bu alanda yapılan çalışma bulguları duyguların ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkiden kardeş çatışmalarına ve hatta rakipler arası rekabet esnasında farklı sosyal etkileşimlere yol açtığını gösteriyor.Hiç kimse aynı duyguları aynı şekilde hissetmez bazen bir renk farkı olur bazen ise bir aynı rengin farklı bir tonu ama asla aynı olmaz.Herkesin kontrol masası kombinasyonu birbirinden farklıdır filmden bir kesit ile ifade etmek gerekirse çocukken neşenin yönettiği masa,büyüdükçe erkeklerde yerini öfkeye,kadınlarda ise üzüntüye bırakıyor.Ne ironik değil mi ?

Son olarak filmde benim için dikkat çekici unsurlardan biri de duygulara verilen şekiller oldu.”Tiksinti” brokoliden ; “Öfke” tuğladan; “Korku” biyolojik olarak ince ve uzun olan sinir yapımızdan; “Neşe” parlak yıldızlardan ve “Üzüntü” de bir gözyaşı tanesinden esinlenilmişti.Ne hoş değil mi ?

Aşağıda fragmanı paylaşıyorum izleyin ve duygularınızı dinleyen bakalım neler diyorlar ?

Ezgi

Check Also

Capture

Araştırma : Deloitte Küresel İnsan Kaynakları Trendleri Raporu

Deloitte’un 2017 de Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 140 ülkede, 10 binin üzerinde İK ve iş …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir