Home / Genel / Dijital Topuklar 2018 : #tutkunubul – I

Dijital Topuklar 2018 : #tutkunubul – I

DT2018_banner2-500x500

Bundan böyle her yıl 1 Kasım benim için “Dijital Topuklar” demek..

Türkiye’nin ilk ve tek dijital kadın zirvesinin üçüncüsü bu yıl da 1 Kasım’da gerçekleşti.İTÜ Maçka Kampüsü, Mustafa Kemal Amfisi’nde düzenlenen ve #tutkunubul teması etrafında gerçekleştirilen etkinlikte dijital dünyada iş yapmanın yanı sıra feminizm ve toplumsal cinsiyet eşitliliği, girişimciliğin görünmeyen zorlukları, feminen liderlik, dijital doğanların teknolojiyle ilişkisi gibi birçok konu, alanında etkili isimlerle, tüm gün süren paneller ve söyleşiler üzerinden ele alındı.

Dijital Topuklar, Türkiye’nin ilk ve tek dijital kadın zirvesi. Bu sene üçüncüsü yapıldı. Her sene kendilerini aşan güzel bir işe imza atıyorlar.Üç senedir gelişimlerini takip eden biri olarak diyebilirim ki bu sene çıtayı oldukça yükselttiler.Ben kadın elinin, emeğinin olduğu her işi severek takip ediyorum. Dijital Topuklar da gücünü kadınlardan alan kadınlar için ortaya çıkan ve neredeyse tüm konukların kadın olduğu alışılmadık bir zirve.Açıkçası aynı tarihe 2 etkinlik denk gelmesine rağmen ben kalbimin sesini dinledim ve iyi ki de dinlemişim diyorum.Sevgili İK cılar burası sizin için ben insan kaynakları çalışanlarının salt İK zirve ve kongreleri ile yetinmemesi gerektiğini kendi vizyonları için farklı alanlardaki işleri de takip etmeleri gerektiğini düşünenlerdenim o yüzden bir kadın olarak Dijital Topuklar bana ilham veren bir etkinlik olma özelliğini de taşıyor.

“Dijital Doğanları Anlamak” panelinde  yaşları 8 ve 15 arasında değişen çocuk konuşmacılar teknoloji kullanımını kendi bakış açılarından yorumladılar.Sürekli çocukların teknoloji kullanımını sınırlayan süreler koyan ebeveynlerin sıra kendi kullanımlarına geldiğinde kendilerini sınırlayamamaları ile ilgili bence büyük bir ders verdi çocuklar.Bazen sınırların neden koyulduğunu mantıklı bir şekilde anlattığımızda aslında anladıklarını ve uyum sağlayabileceklerini görmek bence çok önemliydi.Evet günümüzde çocuğumuzu teknoloji kullanımında koruyup kollamak oldukça önemli ancak teknolojiyi doğru kullanmayı gerçekten nasıl fayda sağlayacaklarını aktarmak da kritik öneme sahip.  Açıkçası bu panelde biraz kendime ayna tuttum oğlumla oynarken telefonuma bakmamaya zaten özen göstermeye çalışıyordum ama sanırım önce biz kendimizi bu konuda kontrol etmeyi ve örnek olmayı öğrenmeliyiz bundan sonra daha da dikkatli olmaya özen göstereceğim.

Bu panelin hemen arkasından “Bir Kuşağı Anlamak: Dijital Yerlilere Bakış” paneli ile Müjdat Ataman ve Evrim Kuran sahneye çıktı.Bir önceki panelde çocukları dinleyip araştırma sonuçları ile de yeni gelen adı ister Z ister alfa olsun isteklerini,beklentilerini dinlemek bence çok iyi oldu.Dünya Ekonomik Forumu’na göre önümüzdeki 20 yılda şuan mevcut olan mesleklerin büyük bir çoğunluğu yok olacak yani bu sevgili Z kuşakları ne gibi mesleklere sahip olacak şuan detaylı bir bilgimiz olmadan onları kodlama eğitimleri,maker lab la geleceğe hazırlamaya çalışıyoruz ama belki de en temel ihtiyaçları ruhsal dayanıklılık ( resilience) olacak.Aile üyeleri en önemli rol modeller ve ister zengin ister arka sokaklarda yetişiyor olsun gençlerin stres seviyeleri birbirinin aynı en kötüsü de hemen hepsinin hayalsiz olması.

“Adab-ı Muaşeret” panelinde sosyal medyanın hayatımızın ortasına yerleşmesiyle birlikte yeni iletişim kuralları, yeni davranış kodları gerekli olmaya başlaması masaya yatırıldı. Bir yandan dijitalde kişilik ve özgürlük haklarını korurken, bir yandan özellikle de sosyal medyanın profesyonellerce kullanımında etik ilkeler neler olmalı 2 blogger ve instagram etki lideri (bakın influencer demedim dikkat) ile tartışıldı.Bu konu bence kritik çünkü sosyal medyanın hayatımızdaki önlenemez yükselişi ile birlikte alım kararlarımız da bu kanallardan etkilenmeye başladı.Takip ettiğimiz hatta güven duyduğumuz etki liderlerinin önerdiği ürün ve hizmetleri kullanmaya daha meyilliyiz bu da ardından bir takım etik durumları doğuruyor kişiler karşılığında para alacakları ancak kendi kullanmadıkları ya da kendi değer yargıları ile örtüşen markaların tanıtımını yapmalı mı yapmamalı mı konusu ciddi etik bir ikilem oluşturuyor ve benim görüşüme göre çoğu etki lideri buna çok dikkat etmiyor ya da gereken önemi göstermiyor.

“Girişimcilik Ne Değildir ?” panelinde kendi işini kurmuş kadınların özellikle ne gibi zorluklardan geçtiğini,bir girişimin o kadar da kolay ayakta kalmadığını hatta kadın girişimlerinde bu oranın daha da aşağı indiğini öğrendik.Kişiler girişimciliğe atılırken kendi işimin patronu olayım,daha az çalışayım çok kazanayım gibi bakış açılarına sahip iseler bunun büyük bir yanılgı olduğu üzerinde tüm konuşmacılar hemfikirdi.Start-up coşkusu göründüğü kadar romantik ve heyecan verici değil.İstediğin zaman, istediğin yerden çalışmak bir lüksten ziyade belki de bir lanet.Girişimciye Dönüş isimli bir platformun da girişimleri başından sonuna destekleyen bir iş modeli sunduğunu öğrendim.Bence büyük bir hizmet elbette paralı ama nereden nasıl başlayacağını bilemeyen kişiler için biçilmiş kaftan.

Henüz günün yarısına bile gelemedim ve yazı oldukça uzun oldu.O nedenle Dijital Topuklar yazısını 2 parça halinde yayınlamaya karar verdim.

Yazının 2. bölümü için tıklayınız.

Ezgi

Check Also

cultstratbreak

Kültür Stratejiyi Kahvaltıda Yer !

Başlıktaki sözün modern yönetimin kurucusu Peter Drucker’a ait olduğu söylenir eminim duymayanınız da yoktur.Ben son …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir