Home / Genel / Bir Beyaz Yakalı Dramı:Performans Değerlendirme Ocak’ta Tüm Şirketlerde..

Bir Beyaz Yakalı Dramı:Performans Değerlendirme Ocak’ta Tüm Şirketlerde..

Capture

Yeni yılın gelişi ile birlikte tüm şirketlerde kutsal “Performans Değerlendirme” ayı olan Ocak ortalığı kasıp kavurmaya başladı.Özellikle İnsan Kaynakları Departmanları oldukça yoğun bugünlerde..

Öncelikle performans yönetimi sisteminin amacı ile başlamak gerekir, performans yönetimi sistemi şirketin uzun ve kısa vadeli hedeflerine ulaşmak, iş performansını arttırmak ve rekabet üstünlüğü sağlamak, şirketin değerini arttıran beceri ve bilgi birikiminin nelerden oluştuğunu belirlemek, şirketin entelektüel sermayesinin en önemli değerlerinden birini ölçümlemek ve yönetmektir.Yani anlayacağınız oldukça önemli bir fonksiyon hem şirketler hem de İnsan Kaynakları birimleri için..

Çalıştığım tüm şirketlerde “Performans Yönetimi Sistemi” kullanılıyordu.Bazen balance score card , bazen yetkinlik entegre sistemler ya da 360 derece değerlendirmeler,farklı sektörlerdeki farklı araçlar kullanan şirketler olmalarına rağmen bu konuda en büyük ortak noktalarının çalışanların bu sistemleri adil bulmaması,sahiplenmemesi ,sisteme güvenmemesi,motive olmaması ve de inanmaması sayılabilir.

Peki neden böyle oluyor ? Çalışanlar neden Performans Yönetim Sistemlerine karşı bu derece önyargılı ?

İK’cı kimliğimi bir kenara koyup , çalışan gözüyle konuya yaklaştığım zaman işte temel nedenler :

  • Hedefler belirlenirken ve verilirken çalışanların söz sahibi olmaması
  • Hedeflerin bireysel başarıyı  ön plana çıkarmaması
  • Sistemin sap ile samanı ayırt etmede yetersiz olması
  • Hedeflerin sadece  bir görev gibi  yıl sonunda ölçülmesi,tüm yıla yayılmaması
  • Hedeflerin gerçekte yapılan rutin ve yoğun işlerden sapma göstermesi
  • Hedeflerin “Bunlar senin hedeflerin,sisteme gir” olarak verilmesi
  • Aynı şekilde gerçekleşen değerlerin de “Bunlar gerçekleşen değerlerin,sisteme gir” olarak iletilmesi
  • Çalışanların kişisel gelişimlerine ve gelişim planlarına linkli sistemlerin olmaması
  • Hedeflerin kağıt üzerinde kalması,verilmesi,unutulması ve yıl sonunda buna rağmen değerlendirilmesi
  • Sistemlerin koyduğu kurallar çan eğrisi,kota vb.
  • Hedeflerin çalışanı motive etmede işlevsiz oluşu
  • Hedeflerin ölçülebilir hedefler olmaması
  • Sistemlerin  çalışanı motive etmesi için maddi ve manevi kazanç getirmemesi
  • Çalışanların hedeflerini gerçekleştirebilmek için yeterli kaynak,zaman,yetki ve özgürlüğe sahip olmaması
  • Beklentiler ve performans kriterlerinin belirlenmesinde yaşanan iletişim problemleri
  • Performansın hala tek boyutlu bir kavram olarak düşünülmesi
  • Performans geribildirimlerinde yaşanan traji komik anlar
  • Tüm süreçteki sorumluluğun sıkıntı yaşanan noktada İK ya paslanması
  • Performans değerlendirmelerinin hala üstten asta yapılması,360 bakış açısı eksikliği
  • Yetkinliklerin sistemlere entegre olmaması

Performans Yönetimi Sistemleri çalışanların her zaman şikayet ettiği ve görünen o ki ideal sistem (?) bulununcaya kadar da şikayet etmeye devam edeceği bir durum olacak Ancak sistemsiz işlerin nasıl yürüyeceği de ayrı bir muamma.. Bugünlerde bazı büyük şirketlerin performans sistemlerini artık kullanmayı bırakacaklarını okuyoruz. Ya da bir dönem olmaksızın “bizim şirketimizde yüksek performans kültürüne sahip senede bir değil her zaman performansımızı ölçeriz” gibi yaklaşımları da duymadım değil. Son dönemlerde ise karşıma yeni sistemler içindeki farklı gibi görünen ama aslında aynı olan “artık 1-5 li ya da A-E li skalaları kaldıralım ve yıldızlı sisteme geçelim” gibi parlak bakış açıları duyuyorum.

Bana göre aslolan mevcut sistemleri şirketlere göre en optimum ve çalışan dostu olacak şekilde yeniden gözden geçirmek olmalı. Yapmış olmak için değil gerçekten bu sistemler neye hizmet ediyor bu düşünülerek hareket edilmeli. Çalışanlar karar sürecine dahil edilmeli ve fikirleri alınmalı.Belki bir gün olur ne dersiniz ?

Ezgi

Check Also

İkigai-624x468

Ezgi’nin Kitaplığı : İkigai – Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı – Francesc Miralles&Hector Garcia

İkigai kelimesi ile ilk kez Evrim Kuran sayesinde tanışmıştım. Çok hoşuma gittiğini hatırlıyorum ayrıca yukarıda …

2 comments

  1. Furkan Akbaş

    Ezgi hanım merhabalar , Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri son sınıf öğrencisiyim. Araştırma yaparken blogunuza ulaştım , içerikleriniz gerçekten harika. Yeni mezun olacak kardeşinize önerilerde bulunmak isterseniz lütfen ulaşın zira ben size ulaşacağım başka kanal bulamadım .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir