Capture

Malum yaz aylarındayız..Ofiste bu dönemlerde çalışırken odağımız çıkacağımız yaz tatili..Deniz,güneş,kum..Ne kadar verimliyiz bu dönemde onu ayrıca tartışmak gerek..

Tatil için mi çalışıyoruz sorusu derinlerde kafamı sürekli kurcalasa da bende her beyaz yakalı gibi kanunun bana verdiği yetkiye dayanarak (!) yaz tatilimi en verimli şekilde kullanmaya çalışıyorum.Tatile çıkmak iyi hoş ancak öncesinde ve sonrasında bir takım semptomlara neden olmuyor değil.Örnek verecek olursak tatile çıkmadan önce aslında tatil haftası da yapılması gereken işleri bitirmek için fazladan çalışmak bunlardan sadece biri.Ya da tatil dönüşü biriken işlerle ya da siz yokken işiniz ile ilgili yaşanan sıkıntıları göğüslemeye çalışmak.Ah tabi bir de tatil haftası bir durum var ki asıl konumuz tam da  bu işte.Tatil zamanı posta kutunuza düşen o e-mailler hah işte onları ne yapmak gerek ? Tatildeyim dönünce bakarımcı lardan mısınız , göz ucu ile herşey yolunda mı diye çaktırmadan mail kutunuzu kontrol edenlerden mi yoksa tatilde de sanki mesaide imiş gibi maillere cevap verenlerden mi hadi bakalım hangisi sizsiniz ?

Randstad’ın yaptığı araştırmaya göre;

  • Y nesli gençlerinin %52’si tatildeyken maillerine bakıyor ve hatta yanıtlıyor.
  • % 40’ı tatillerinde işle ilgilenmemekten dolayı suçluluk duyuyor.
  • Y’ler iş saatleri dışında çalışmanın rahatsızlık verdiğinden bahsetseler de tatildeyken işe bağlı  olabilmeyi daha konforlu buluyorlar. Başka türlü içleri tam rahat etmiyor.  Tatilde olsalar da kafaları işte kalıyor.
  • Araştırma ayrıca çalışanların %42’sinin tatildeyken mail okuma zorunluğu hissettiğini belirtiyor.

Akıllı telefonların hayatımıza girmesi ile birlikte tatilde iken bilgisayarlarımız yanımızda olmasa bile işten kopmuyor telefonlarımız ile mekandan bağımsız işlerimizi bir şekilde sürdürebiliyoruz.Bu da yeni iş hayatının bize attığı kazıklardan biri bana kalırsa.Ne şekilde olursa olsun işten asla uzak kalamıyoruz  hele bir de iş için verilen bir de cep telefonunuz var ise vah ki ne vah geçmiş olsun.

Neden tatilimizi işle bölüyoruz diye düşünecek olursak sebep belli ; eğer o biriken mailleri okumazsak tatil dönüşü oluşacak mail yığını kimseye cazip gelmiyor.Bir de önemli bir işi o mail yığını içinde atlama korkusu bizi gafil avlıyor. Pek çok kişi tatil dönüşünü 1-2 gününü sırf mail temizliği ile geçirmektense, tatilde maillerini kontrol edip, döndüklerinde üzerinde çalışılabilir bir gelen kutusu oluşturmayı tercih ediyor.

Araştırmadan çıkan bir başka sonuca göre, Y’ler 1 tam gün iş maillerinden koptuklarında endişe ve kaygı duyuyorlar. Tatilde dahi sık sık maillerini kontrol edebilirlerse daha rahat hissediyor ve bunu genellikle sabah 7 civarında yapıp, daha sonra içleri rahat vaziyette aileleriyle,arkadaşlarıyla tatil aktivitelerine devam ediyorlar. Aksi takdirde “maillerde bir şey kaçmış mıdır, off yine yığılmıştır gelen kutusu“ düşünceleri içlerini kemirip, duruyor.

Her şeye rağmen, çalışanların %67’si e-mailsiz tatil dönüşlerinde daha verimli olduklarını söylüyor.

İş dönüyor dolaşıyor sürekli karşımıza çıkan iş-özel hayat dengesini sağlamaya geliyor.Bu denge verimlilik ve çalışan bütünlüğü açısından önem teşkil etse de yeni nesil çalışanların bakış açısı oldukça değişkenlik gösterebiliyor.Bazı kişiler tatilde işten tamamen kopmayı, bazıları da bağlı olmayı seçebilir. Kimi işle ilgili maillere hiç bakmadan, telefonla konuşmadan kendini rahat hissederken, bir diğeri rahatlamak şöyle dursun, bundan endişe duyuyor, telaşlanıyor, strese giriyor olabilir. O zaman kimseyi tek bir doğrultuda zorlamak uygun değil. Çünkü her şeyde olduğu gibi “işe bakış açısı, kendini konumlama da” son derece kişisel konular.

Tabi bu konuya FullContact şirketinin CEO’su Bart Lorant gibi oldukça radikal yaklaşanlar da yok değil. Bart Lorant, herkesi tatile çıkmaya zorluyor ve bunun için çalışanlarına her yıl maaş harici 7 bin 500 dolar ödüyor. Ama iki şartı var: Birincisi, bu tatil, gerçekten bir tatil olacak ve çalışanlar  iyi bir tatil geçirdiklerini ispatlayacaklar. İkincisi de iki hafta boyunca tek bir maile bile cevap vermeyecek, şirketten kimseyle iletişim kurmayacaklar. Lorant, bir röportajında şunları söylüyor: “Bunu çalışanlarımın mutluluğu için değil, işimin başarısı için yaptım ki öyle de oldu.”

Bu yazıyı bir tatil dönüşünün pazar öğleden sonrası içimi kemiren pazartesi ve tatil sonrası sendromuna karşı koymaya çalışırken yazıyorum.Ha unutmadan ben tam bir göz ucu ile herşey yolunda mı diye çaktırmadan mail kutunuzu kontrol edenlerdenim 🙂

Ezgi

Yazar

Yorum Yaz