Home / Ezgi'nin Kitaplığı / Ezgi’nin Kitaplığı : Beni Ödülle Cezalandırma – Dr. Özgür Bolat

Ezgi’nin Kitaplığı : Beni Ödülle Cezalandırma – Dr. Özgür Bolat

IMG_9466

Ezgi’nin Kitaplığı’nda bu sefer diğer kitaplardan farklı bir kitap özeti paylaşmak istiyorum. Kitabımızın adı “Beni Ödülle Cezalandırma” yazarı ise eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat. Kitabı okumaya başlama sebebim evdeki 1 yaşına yaklaşan ufaklık ama okurken fark ettim ki kitapta “çocuk” yazan her yere “çalışan” yazsanız tüm yazılanlar aynen geçerli olacak. Ben kitabı okurken daha önce okuduğum Daniel H. Pink Drive kitabına da benzettim, o da ayrı bir yazı konusu olsun.

Kitap çocuk eğitiminde ödülle ilgili tüm bildiğimiz doğruları yerle bir ediyor. Son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor. Bolat, sadece ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmıyor; bir model, pratik çözümler ve uygulamalar da öneriyor. Kitabın en hoşuma giden yanlarından biri de her bölüm sonunda o bölüme dair verilen mesajların özet halinde sunulması oldu.Kitabın cevap vermeye çalıştığı sorular aşağıdaki gibi.

– Ödül, neden motivasyonu düşürür?
– Ödülle değerler neden öğretilemez?
– Ödül, yaratıcılığı neden olumsuz etkiler?
– Ödül, yapay sevginin bir göstergesi midir?

Kitaptan özellikle dikkatimi çeken ve paylaşmak istediğim kısa notları aşağıda derlemeye çalıştım. Okurken lütfen çocuk yerine çalışan koyun okuyun ey sevgili İK cılar J

  • Ödül vererek bir çocuğu motive edebilirsiniz. Çocuk o işi yapar, hatta heyecanla yapar; ama, ödül vermeyi bırakınca, çocuk da o işi yapmayı bırakır.
  • Çocuğun o davranışı bırakmaması için, sürekli ödül vermeniz gerekir. Bir süre sonra,hedonistik adaptasyondan dolayı, çocuk o ödüle alıştığından, ödül de işe yaramaz hale gelir. Ödüle alışan çocuğun beyni, dopamin salgılamayı bırakır, yani çocuk artık o ödülden zevk almamaya başlar.
  • Çocuğu tekrar motive etmeniz için de, ödülü değiştirmeniz ya dadaha büyük bir ödül vermeniz gerekir. Bu da sürdürülebilir bir motivasyon aracı değildir. Bir noktadan sonra tıkanırsınız. Çocuk da, ödül olmayınca o işi yapmayı bırakır.
  • Çocuk ödülle iş yapmaya alışırsa, kendi sorumluluğunda olan işler için bile sizden ödül talep eder.
  • Bir çocuk bir işi isteyerek (iç motivasyonla) yapıyorsa ve ona ödül verilirse, çocuk o işten soğur. Çünkü ödül, çocuğun davranışını kontrol eden bir mekanizmadır.
  • Ödül kontrol mekanizması olduğu için, çocuk bir işi ödül için yaptığında, bilişsel çelişki yaşar. “Ben bu işi ödüle yapıyorsam, bu işi sevmiyor olmalıyım.” diye çıkarım yapar, ve çocuğun o işe olan ilgisi azalır.
  • İnsanlara bir iş, bir davranış için ödül verilince ve o ödül kaldırılınca, kişinin o işten çok daha az keyif aldığını beyninde görebiliriz. Beynin keyif bölgesi, ödül kalkınca aktive olmaz. Yani, kişi başta ödül sebebiyle keyif aldığı o işten artık keyif almaz hale gelir.
  • Ödül verildiği ve sonra kaldırıldığı zaman, yine beyin etkileri gösteriyor ki, kişi o işe başlamaya istekli olmaz.
  • Ödül, çocuğun sorumluluk bilincini öldürür ve muhakeme becerisini köreltir.
  • Ödül, insanları kontrol ederekiç motivasyonu zayıflatır. İnsanlar, kendi seçtikleri işleri iç motivasyonla, kendilerine empoze edilen işleri dış motivasyonla yaparlar.
  • Aynı şekilde, denetleme, değerlendirme, hedef verme, yarıştırma, cezalandırma gibi tüm kontrol mekanizmaları iç motivasyonu olumsuz etkiler.
  • Kontrol mekanizmasıyla iş yapan insanlar, kontrol mekanizması ortadan kalkınca o işi yapmayı bırakırlar.
  • Türkiye’de denetleme ve kontrol mekanizmaları daha çok kullanılmaktadır. Bu sebeple, okullarda çocuklar, işyerlerinde çalışanlar veya sporcular, denetleme ortadan kalkınca çalışmayı bırakır.
  • Hedef vermebaşarıyı artırır. Çalışanlara ve çocuklara hedef vermek gerekir, ama hedef vermenin olumsuz tarafı da bilinmelidir: Kişi hedefe ulaştıktan sonra çalışmayı bırakır. Ama hedefi gelişmek olan insan, çalışmayı bırakmaz.
  • Geribildirim,kontrol mekanizması olmadığı, gelişime odaklandığı için motivasyonu artırır. Gerçek uzmanlar veya dahiler, not değil, geribildirim almışlardır.
  • Ödül, amacı araca dönüştürür. Ödülle ödev yapan çocuk, ödevi araç, ödülü amaç olarak görür. Hatta çocuk, ödevi ödüle engel olarak görerek ödevden soğur.
  • Motivasyon türleridörde ayrılır: dış motivasyon, içe yansıyan dış motivasyon, içselleştirilmiş motivasyon ve iç motivasyon.
  • Bir kişi bir işi zorlandığı veya ödül için yapıyorsa, yani yaptığı işi araç olarak görüyorsa, bu dış motivasyondur. Bir işi sevdiğinden ve ilgisinden dolayı yapıyorsa bu iç motivasyondur.
  • Bir insan, hayatında olup bitenleri ne kadar kendi kontrolü altında görüyorsa, o kadariç kontrol odaklıdır; ne kadar kendi kontrolü dışında görüyorsa o kadar dış kontrol odaklıdır. Dış kontrol odaklı insanlar, kendilerini birer piyon olarak görürler. Kendilerine yabancılaşırlar. Başarılı ve mutlu olmak için iç kontrol odaklı olmak şarttır. 
  • Ödül, bireyleri dış kontrol odaklı yaptığı için, başarıyı ve mutluluğu olumsuz etkiler.
  • Bir insan kendini denetleyebiliyor, zevklerini erteleyebiliyor, vizyonuna ulaşmak için disiplinli çalışıyorsa,özdenetim becerisi yüksektir.
  • Ödül, bireyleri dışarıdan kontrol ettiği için, kişinin özdenetim becerisini zayıflatır. Bu da mutluluğu ve başarıyı olumsuz etkiler.
  • Bir kişide iç motivasyon geliştikçe, kişi hemiç odaklı, hem de özdenetim sahibi
  • Ödül mekanik işlerde işe yarar; ama karmaşık işlerde işe yaramaz. Yaratıcılık da karmaşık bir bilişsel süreç olduğu için,ödül yaratıcılığı olumsuz etkiler.
  • Ödül gibi tüm kontrol mekanizmaları yaratıcılığı olumsuz etkiler. Seçme hakkı verilince çocuk daha yaratıcı olur.
  • Olumsuz duygular (kızgınlık gibi) bakış açısını daraltır ve yaratıcılığı öldürür. Olumlu duygular (neşe, mutluluk gibi) bakış açısını genişletir ve yaratıcılığı artırır.
  • Çocuklara bir iş karşılığında ödül verilince, amaç o işi en iyi şekilde yapmak değil, en kısa sürede bitirip ödülü almak olur.
  • Çocuklara ödül verilince, çocuklar ödüle ulaşmak için seçebilecekleri en kolay işleri seçerler. Böylece o işleri en kolay şekilde bitirip ödüle ulaşmak isterler. Bu da gelişimi durdurur.
  • Gelişim her zaman, kendi seviyenizin bir veya iki birim üstünde işleri yapmayı gerektirir. Çünkü, kişi ancak kendini zorlarsa gelişir. Ama ödül verilince insanlar, zor işleri seçme gereği duymazlar. Kendilerini zorlamazlar. Bu şekilde ise, gelişim durur.
  • İnsanlar,performans odaklı ve gelişim odaklı olmak üzere ikiye ayrılır. İlk grup, öğrenmese de sonuçla ilgilenir. Gelişim odaklılar ise, gelişim ve öğrenme ile ilgilenir. Ödül verilince çocuk, performans odaklı olur. Bu durumda ise, öğrenme ve gelişim zayıflar.
  • Kısacası ödül, gelişimi ve öğrenmeyi olumsuz etkiler.
  • Yardım etmek insanın doğasında olan bir değerdir. Yardım için dışarıdan bir ödül verilirse, bu değer içselleşmez ve ödül ortadan kalkınca da kişi yardım etmeyi bırakır.
  • İnsanlar bir işi ödül için yapıp, çıkarcı görünmek istemezler. Bu nedenle ödül olunca, insanlar o davranışı yapmak istemez.
  • İnsan davranışlarını iki tür norm yönetir: sosyal normlar ve pazar normları. Bu iş için ödül verilince, ilişkinin içine pazar normu girer. Davranışlar iyilik olmaktan çıkar, paralı hizmete dönüşür. Bu da, insanların değerlerini öldürür.
  • Kısacası, ödülle değer kazandırmak zor. Ödül var olan değeri de zayıflatır.

Ezgi

Check Also

Capture

Araştırma : Deloitte Küresel İnsan Kaynakları Trendleri Raporu

Deloitte’un 2017 de Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 140 ülkede, 10 binin üzerinde İK ve iş …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir