Home / Araştırma / Araştırma : Deloitte Küresel İnsan Kaynakları Trendleri Raporu

Araştırma : Deloitte Küresel İnsan Kaynakları Trendleri Raporu

Capture

Deloitte’un 2017 de Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 140 ülkede, 10 binin üzerinde İK ve iş dünyası profesyonelinin görüşleri alınarak yapılan Küresel İnsan Kaynakları Trendleri Raporu’na göre, globalde şirketlerin diğer öncelikleri sırasıyla geleceğin organizasyonunu inşa etme, çalışan deneyimi ve performans yönetimi yer alıyor. Türkiye özelinde ise, bu sıralamada üçüncü sırayı yetenek kazanımı konusu alırken, kariyer ve öğrenme dördüncü, çalışan deneyimi ise beşinci sırada kendine yer buluyor.

Rapora göre, dijital ve dönüştürücü teknolojiler ekseninde ‘geleceğin organizasyonunu inşa etme’, dünya genelindeki ve Türkiye’deki profesyonellerin, mevcut durumda ve gelecekte en önemli önceliğini oluşturuyor. Raporda, bütün kurumların organizasyonel yapılarını, yetenek ve insan kaynakları stratejilerini dijital dönüşüm doğrultusunda adapte etmeleri gerektiğine dikkat çekiliyor.

Araştırmanın sonuçları Türkiye’deki şirketlerin, yeni yeteneklerin istihdamına verdikleri önem ile bu konudaki hazırlık seviyeleri arasında büyük bir fark olduğunu ortaya koyuyor. Bu şirketler, işe alım sonrasında çalışanlarına farklılaşan bir çalışan deneyimi sunma konusunda da geride kalıyor. Oysaki geçtiğimiz senenin sonuçlarında çalışan deneyimi konusu hem globalde, hem de Türkiye’de en öncelikli konular arasında yer alıyordu.
Performans yönetimi mevcut durumda hem globalde ve hem Türkiye’de ilk 3 öncelik arasında yer alsa da; Türkiye’deki profesyonellerin çoğu globalle karşılaştırıldığında bu konudaki yetkinliklerini daha zayıf görüyor. ‘Ödüllendirme ile çalışanlarını motive etme’ bu durumun en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor. Zira Türkiye’deki katılımcıların yüzde 69’u bu alanda yetersiz olduğunu düşünürken, globalde bu oran yalnızca yüzde 32 seviyesinde. Aynı şekilde, Türkiye’deki profesyoneller, çalışanlarına zamanında – doğru geri bildirim yapma ve her seviyeye yönelik teşvik ödemeleri sunma konularında da kendilerini yetersiz görüyor.

İşgücünün yapısı geliştikçe, doğru takımlar oluşturarak bu takımlar arasında uyumlu çalışmayı sağlamak öncelik haline geliyor. Bu nedenle doğru kişiyi işe almak ve gelişimini sağlamak, her zamankinden daha önemli bir hal alıyor. “Yetenek kazanımı” konusu Türkiye’de şirketlerin karşılaştıkları en önemli zorlukların arasında yer alıyor. Globalde katılımcıların yüzde 81’i yetenek istihdamı konusunu önemli bulurken, Türkiye’de de bu oran yüzde 84 ile globalle paralel seyrediyor. Ancak yeteneklerin kazanılmasına çok önem verilmesine rağmen, hem Türkiye’de hem de globalde katılımcılar bu konuda yetkinlik seviyelerinin zayıf olduğunu düşünüyor.

Kurumlarda hiyerarşik sistemler kırıldıkça ve iş dünyasında dijital yaygınlaştıkça, başarılı olabilecek ve değişen işgücü ihtiyaçlarını yönetebilecek liderler yetiştirmede mesleki gelişim ve eğitim fırsatları kritik önem taşıyor. “Kariyer ve eğitim” konusu, globalde ve Türkiye’de iş dünyası ve İK profesyonellerinin mevcutta ve gelecekte önem verdiği konular arasında üst sıralarda yer alıyor. Bu konu, Türkiye’de üst yönetimin de gündeminde yüzde 90’lık bir payla oldukça önemli bir porsiyona sahip.

Liderlik konusu ise şirketlerin geleceğe dair öncelikleri arasında hem globalde hem de Türkiye’de ikinci sırada yer alıyor. Raporda, özellikle çok daha çevik ve dijital yetkinliklerle donatılmış, daha güçlü ve farklı özelliklere sahip liderlere ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor. Türkiye’deki profesyoneller bu konuda geleceğe dair umutlu. Zira sadece yüzde 38’i, mevcut liderlerden sonra gelecek liderlerin yetiştirilmesi (haleflik) konusunda kurumlarının zayıf olduğunu düşünüyor.

Kurumlar dijitalleştikçe, liderlerin de dönüştürücü teknolojiler karşısında insan kaynakları ihtiyaçlarını birçok farklı açıdan değerlendirmeleri gerekiyor. Rapora göre globalde şirketlerin yüzde 56’sı, Türkiye’de ise yüzde 50’si dijital ve mobil uygulamalar doğrultusunda İK organizasyon yapılanmalarını yeniden tasarlamaya başladıklarını belirtiyor. Yapay zekâ uygulamalarını iyi seviyede kullanmaya başladıklarını belirtenler ise globalde yüzde 33 olurken, bu uygulamaların Türkiye’de ise henüz kullanılmaya başlanmadığı gözlemleniyor.
Globalden farklı olarak Türkiye’de Dijital İK konusu, geleceğe dair öncelikler arasında yüzde 31 ile 3. sırada bulunuyor (globalde yüzde 25 ile 6. sırada). Buna karşın Türkiye’deki profesyoneller, kendilerini bu alanda yetkinlik açısından zayıf görüyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, İK fonksiyonlarının siber güvenlik alanında yetkinliğinin zayıf olduğunu düşünüyor ve dijital araçlar vasıtasıyla çalışanların gerçek zamanlı geri bildirimlerini alma ve ölçmede kendisini yetersiz görüyor.

Bu yılki raporun trendlerinde bütün alanlarda bir yeniden yapılanma sinyali veriliyor. Kurumların; dış kaynak kullanımı, robotik, kognitif araçlar ve yapay zeka sistemlerine, ‘yeni, zenginleştirilmiş işgücü’ olarak yaklaşması gerekiyor. Globaldeki katılımcıların yüzde 41’i bu teknolojileri işgücüne entegre ettiklerini veya önemli bir aşamaya geldiklerini belirtirken, Türkiye’deki katılımcılar bu konuda henüz bir adım atmadıklarını belirtiyor.

Raporda, teknoloji ve otomasyon ile birlikte iş kollarının da yeniden tanımlandığı belirtilirken; insan faktörünün kattığı empati, iletişim ve sorun çözme gibi değerlerin çok daha önem kazandığı vurgulanıyor. Öte yandan İK ve iş dünyası yöneticileri analitik konusunda kendilerini hala zayıf görüyor. Globalde katılımcıların yalnızca yüzde 9’u, Türkiye’de ise yüzde 8’i bu yeni dijital veri dünyasında yeteneğe dair analizleri ‘çok iyi’ şekilde yapabildiklerini ifade ediyor.

Ekonomik ve siyası açıdan zorlu bir yıl olmasına rağmen, gelecek 12-18 ay içerisinde İK alanında yatırımlarını aynı ölçüde sürdüreceğini ya da artıracağını belirtenlerin oranı Türkiye’de yüzde 94, globalde ise yüzde 84. Türkiye’deki katılımcıların yalnızca yüzde 2’si, globalde de yüzde 9’u İK yatırımlarında bir azalma yönüne gideceklerini ifade ediyor.

 Raporu incelediğimizde görüyoruz ki İK öncelikleri çok majör değişiklikler yerine dijitalizasyon gibi zamanın getirdiği değişimleri beraberinde getiriyor.Global ve Türkiye de ise öncelikler arasında büyük farklar yok elbette ülke kırılımına baktığımızda lokalde farklar görülse de genel olarak İK uygulamalarında dünya çağında bir paralellik söz konusu.
Raporun tamamına göz atmak isteyenler için tık tık..

Check Also

Capture

Uyku Biraz Uyku Bütün İsteğim Buydu !

İstatistiklere göre 50 yıl öncesine göre insanların artık ortalama 1 saat daha az uyuyor.5o yıl …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir