Capture

Bu yazımda Zirvenin 2. gününü kısaca özetlemeye çalışıp genel izlenimlerimi paylaşmaya gayret edeceğim.İkinci gün saat 11:00 dan sonra paralel oturumlar başladığından yine tercih yapması zorlu “acaba hangi oturuma gitsem” ve “inşallah doğru oturumu bulurum” gibi bol soru işaretli bir oturum seçme aşamasından geçtikten sonra kendimi ikinci günün rüzgarına bıraktım.Sponsorlu oturumlara girmeyi tercih etmemek gibi bir politikam vardı geçen Peryön Kongresi’nde birkaç yanlış seçim yapmış olmamdan ötürü ama bu sefer hazırlıklıydım.

İkinci gün ana oturumları İK alanında olmayan ama her biri bence bir ilham kaynağı olan 2 özgün konuşmacı ile başladı.

Aslında bir tasarımcı olan Ayşe Birsel Birsel Sevdiğiniz Hayatı Tasarlayın isimli konuşması ile yine aynı adı taşıyan kitabından deneyimlerini aktardı.

  • Hayatınızı tasarlamak hiçbir yaratıcılık tecrübesi gerektirmiyor.
  • Boz-Bak-Yap-İfade Et
  • Hayat çok kompleks bir proje ama bunu bozduğumuz zaman 2 sayfaya sığıyor.
  • Hayatımızın ilham kaynakları diğer insanlar
  • Eğer bireysel olarak hayatımızı tasarlayabiliyorsak, işimizi, ekibimizi tasarlayabiliriz.
  • Özgün bir hayat bizim değerlendirmelerimiz doğrultusunda bize benzeyen bir hayat demek.
  • İnsan en büyük kaynağımız.
  • Tasarım yöntemiyle geleceği hayal ederek onu hayata geçirebiliriz.

Hasan Söylemez ise Hayata Yolculuk temalı konuşmasında bize bir bisiklet, sıfır lira, sekiz ay, on bin kilometrelik Türkiye yolculuğunu aktardı.İtiraf etmem gerekir ki en ilham verici bulduğum ve içimi kıpır kıpır,tüylerimi diken diken eden konuşma bu oldu.İmzalı kitabını da aldığım Hasan Söylemez’in konuşması ile aynı adı taşıyan kitabının yakında filmi de çekilecekmiş.

  • Yalnız kalmak güzeldir ama çok da fazla yalnız kalmamak gerekiyor.
  • Yolu kaybetmemenin tek yolu, ruha dokunmaktır; kendinizin, insanların ve tabiatın ruhuna…
  • İnsan şikayet edince farkında olmadan şikayet edecek başka şeyler ısmarlıyor.
  • “İnsanlar bana nasıl güvenmeli? sorusuna doğru cevap verebilirsek insanlara güvenebiliriz.
  • Korku olduğun yerde kalıp, yapamamaktır.
  • En büyük yoksulluk doğadan yoksun olmaktır, manevi yoksulluktur.
  • Önyargılarımızdan insanları tanıyamıyoruz ve onlara karşı kötü şeyler düşünüp güvenemiyoruz.
  • Parayı o kadar ön plana çıkarmasak, hayallerimize daha çabuk ulaşabiliriz.
  • Her şeyi bırakıp gitme isteği, aslında kendini değiştirme vaktinin geldiğini gösteren bir işarettir.

Basit ve Akıllıca Çalışma isimli konuşması ile Andrew Shea bende en çok iz bırakan kişilerden biri oldu.Konuşmasının her parçası bence ayrı birer yazı konusu olarak bile ele alınabilir.

  • İnsanlara unvanları sorulduğunda verilen cevap aslında daha büyük bir şeye bağlı.
  • Kişiler yaptıkları işin büyük resme etkisini,neler etkilediklerini,neyi neden yaptıklarını bilmeli.İşleri ile ilgili bir görüş açıları olmalı.
  • Hedef belirlerken kişiye özeller koşullar dikkate alınmalı.Hedef içerikleri buna göre revize edilmeli.
  • “Empowerment” yani ekibini güçlendirmenin gücü yadsınmamalı.
  • İnsan beyni 24 saat alarm durumunda kalmak için tasarlanmamıştır.
  • Gelecekte her şeyin robotlar tarafından yapılacağını &bize boş zaman kalacağını düşündük. Ama şimdi devamlı çalışıyoruz.
  • Çalışanların yaptıkları ile sonuçları arasındaki bağlantıyı kaybetmemesi için sonuçları onları göstermek gerekir.
  • Çalışanlarınıza sorun: “Sen olmasan ne olur/ne değişir?
  • Birçok insan “liderlik” etmek istemiyor
  • Kimse sizi takip etmezse lider olamazsınız.
  • Asıl işe odaklanmak gerekli. Gereksiz yüklerden kurtulunmalı.
  • İyi takımlar birbirleri ile daha fazla konuşanlardan oluşur.
  • Yaşam iş dengesi diye bir şey yok. Kategorinin zirvesi yaşamdır. İş, alt kategori olabilir. Kavramları netleştirin.
  • Bir şirketi batırmak istiyorsanız herkese herkesin CC de olduğu mailler gönderin.

Ece Süeren Ok‘un sunum konusu son zamanların çok gündemde olan ama kimsenin tam olarak içeriğini kavrayamadığı Mindfulness & Well-being üzerineydi.Bu konu ile ilgili ayrıca detaylı bir yazı yazmayı planlıyorum.

  • Mindfullness tam olarak bilinçli olarak yargılamadan “An” da kalabilmek,odaklanabilmek.Bilinçli farkındalık.
  • Günümüzde kendimizi çoğu zaman oto pilota aldığımızdan ana odaklanamıyoruz.
  • Well Being – İyi Olma Hali .Kişinin var olan yaşam kalitesi ve iyi sağlığından dolayı birçok boyutta kendini iyi hissetmesi.
  • Well Being!in 7 farklı boyutu vardır.Fiziksel,Sosyal,Duygusal,Manevi,Çevresel,Zihinsel,Mesleki.
  • Mindfullnes Well being yani iyi olma haline de etki ediyor.
  • Sürdürülebilir mutluluk için 3 gerekli şey – Omega 3,Hareket ve Uyku

Yalçın Arsan‘ın sunumunun başlığı dikkatimi çekmişti ik olarak şöyle liderlik,böyle liderlik sunumlarından yorulduğumuz bir anda Lider(siz)lik başlığı oldukça dikkat çekici idi.Sunumu da öyle.

  • Bugünün liderleri bugünün ekonomik,kurumsal,toplumsal,çevresel ve politik sorunlarına çözüm bulamıyor.
  • Liderin etkisi sandığımızdan daha az çünkü geleneksel anlamda lider sistemin bir parçası.
  • Liderliği #veringitsin, rahatlayın. Tabana yayın süreci. Lider yerine etki yaratan bireyler olsun artık.
  • Lider yerine “Etki Yaratan Birey” denmeli.

Genel olarak zirveyi değerlendirdiğimde :

  • Zamanlamaya uyum bence muhteşemdi en ufak bir sarkma,gecikme yaşanmadı.
  • Trio Mandili kızlarına bayıldım 2 günümüzü neşelendirdiler.
  • Tema Akılcı Sadelik olarka belirlenmişti ama genel konsept içinde bu konuya zorla yedirilmiş sunumlar vardı.
  • Askıda Konferans alkışladığım bir uygulama oldu.
  • Yemekler şahaneydi sakin sakin sohbet ede ede network kurarak yemek yedik
  • İK Zirveleri Manifestosu’na gönderme yapılması ve bazı noktalarda manifesto kurallarının dikkate alınıp uygulanması iyiydi.
  • Daha önceki senelere göre bir enerji kaybı ve sakinlik göze çarpmadı değil.
  • Gelecek seneki zirvenin teması DNA olarak belirlenmişti.Şimdiden heyecanla bekliyorum.

Ezgi

Capture

Yazar

Yorum Yaz